Osmanlı İmparatorluğu: Muhteşem Binyıl

 
Proje Sahibi Şafak Yalçınkaya
513
111

Osmanlı İmparatorluğu: Muhteşem Binyıl

 

Projemiz Hakkında:
Zamanda yolculuk, vampir, kurt adam temalı fantastik hikayeler içeren fps türündeki hikaye tabanlı bilgisayar oyunlarından hoşlanıyorsan doğru yerdesin. Bakalım yeniçerimizle maceradan maceraya koşturup zamandan zamana atlayıp başarılı olabilecek misin? Bol aksiyonlu hibrit bir türe sahip oyunumuz şimdilik sadece PC için Windows ortamına göre hazırlandı. Oyun Arıkovanı kampanyasının ardından dünyanın en büyük dijital oyun marketlerinde de satışa çıkacak.

Oynanış ve Temel Özellikleri:

  • Zaman yolculuğu ve fantastik temalı
  • Tarihi ve modern atmosfer ile şekillendirilmiş
  • 13 bölüm + 2 gizli bölüm
  • Standart fps mekanikleri
  • Ortaçağ ve modern silahlar
  • Aksiyon - macera
  • Romana dayalı hikaye
  • Üçlemenin ilk oyunu

Neler Üzerinde Çalışıyoruz ve Neden Desteğe İhtiyacımız var?
3 adet ekstra dlc paketi hazırlamaktayız. Bunlar tps, black & white ve multiplayer modları. Ayrıca DX11, VR desteği ve ilk olarak iOS, Android platformlarına çıkması için çalışmalarımız sürmekte. Bahsetmiş olduğumuz bu ekstra çalışmaları tamamlamak ve dünya üzerindeki fuarlara katılarak geniş çaplı bir tanıtım yapabilmek için sizlerin desteğine ihtiyacımız bulunmakta. 

Gelecekteki Planlarımız:
Bağımsız küçük bir ekip olarak gelişimini sürdürdüğümüz projemizin diğer aşamaları olan kitap, dizi, film ve animasyon önümüzdeki yıllarda sizlerle birlikte olacak.

Gelin şimdi oyunun hikayesine ve bölümlerine birlikte göz atalım:

Bölüm -1- Sultanın Sarayı
Yıl 1459… Hafif hafif cızırdayan alevler, sıcak renklerini huzurlu bir maviye bırakmaya yüz tutmuş gökyüzüne yükselerek yüzlerce farklı minareden Anadolu’ya yayılan sabah ezanının yek sesine karışıyor. Gece boğuştuğu kurtlar, kahramanımız Alp Er Tunga’yı biraz yorgun düşürmüş. Yine de aşina olduğu seslerin ve günün heyecanıyla hızlıca uyanıyor. Padişahın huzuruna çağrılmış. Şehre giden ormanı yer yer aydınlatan ışık huzmelerinin arasında dans eden cıvıltıların kucağında saklanan uğultuları yalnızca belirsizce duyuyor. Ormana dağılmış sihirli taşların arasından sarayın anahtarını bulup padişahın huzuruna çıkmalı.

Bölüm -2- Kazıklı Voyvoda
Görevi alan Alp Er Tunga, Vlad’ın şehrine gidiyor. Orayı bir kez daha görme şansı bulmuş olmak, uzun yolculuğun cefasını katlanılır hale getiriyor. İnce yeşil ağaçların ve ışıklı taş binaların şehri… Gemi limana yaklaşırken kahramanımızın şaşkınlığı hayal kırıklığına dönüşüyor. Lanetli kara bulutlar, en hayat dolu renklerin üstüne çullanmış, vermili toprak çoraklaşmış, yeniçerilerin asılmış bedenleri yıpranmış binalardan sarkıyor. İnsanların gözlerinde sonsuz bir nefret ve düşmanlık… Artık, padişahın fermanını Vlad’a ulaştırıp oyalanmadan şehri terk etmek istiyor Alp Er Tunga. Bunun için, onu engellemeye çalışan herkesle mücadele edip Kazıklı Voyvoda’ya ulaşmak zorunda.

Bölüm -3- Zindan
Alp Er Tunga, Vlad tarafından alıkonulup zindana atılmış. Gardiyanların aşağılamasıyla, eziyetle, bitkinlikle geçen günlerin ardından, geçen zamanı kovalayamamış. Vlad’ın ısırığı derisini yakıyor. Bilinci kayboluyor. Baygın anlar hızlı, gerisi yıllar kadar yavaş… Gece günü alaşağı ediyor sonra yine tan ağarıyor. Çiçekler tomurcuklanmak üzereyken kar yeri örtüyor, dereler donuyor, yağmur hepsini yıkıyor. Yapraklar sararıyor derken bulutlar dağılıyor. Güçlü bir rüzgar şehrin lanetini de alıp gidiyor. Alp Er Tunga mutlak karanlıkta bekliyor. Gardiyanların yüzünü uzun zamandır görmüyor. Alaycı kahkahalar, çığlıklar tükeniyor. Üç yüz on yıl geçmiş. O bunu bilmiyor. Sadece tek başına olduğunun farkında. Artık zindandan kaçması gerekiyor.

Bölüm -4- Labirent
Kahramanımız zindandan kaçmayı başarıyor. Ne kadar zamanın geçtiğinden habersiz, tepesindeki güneşli gök kubbenin ve etrafını saran yaprakların verdiği özgürlük hissiyle heyecanlanıyor. Yürüyor. Yapraklar daha da yoğunlaşıyor, Alp Er Tunga iyice kayboluyor. Çok geçmeden, bu sefer bir labirentte hapsolduğunu anlıyor. Özgürlüğüne kavuşmak için son bir kez daha direnmesi gerektiğini, bu şekilde labirentten kurtulabileceğini biliyor.

Bölüm -5- Kayıp Şehir
Günümüz… Kar, boş şehri egemenliği altına almış. İnsanların terk ettiği sokakları, penguenler, kuşlar, hatta ayılar sahiplenmiş. Alp Er Tunga şaşkın, biraz da korkuyor. Zaman makinasının çalınan parçasının yarattığı arızadan dolayı bir kez daha hatalı bir atlayış yapmak istemiyor. Profesörün sorunları düzeltebileceğini umuyor. Vicdanı; geçmişin, bugünün, hatta muhtemelen geleceğin yükü altında eziliyor. Elinden bir şey gelmemesi ise gururuna dokunuyor. Geçmişe yolculuk yaparak zamanı düzeltmek için anahtarını bulup evine gitmesi gerekiyor. Sorun şu ki sokaklara yalnızca biraz aşina. Zaman yolculuğunun yan etkileri yüzünden evinin yerini hatırlayamıyor. 

Bölüm -6- Sürpriz Oyun
Kahramanımız şehrin içinde evini ararken atari salonunu bulup sürpriz olarak, kutsal tapınaktaki kılıca ulaşması gereken fantastik bir oyun oynayabiliyor. Oyunda tecrübe ettikleri hafızasının geri gelmesine ve evini bulmasına yardımcı oluyor.

Bölüm -7- Yeniçerinin Evi
Şehirden yeniçerinin evine açılan kapıdan geçildiğinde zaman yolculuğu yapmış kadar garip hissediliyor. Modern atmosfer aniden yerini her çağdan kitaba, sanat eserlerine, yıllanmış resimlere, eski insanların fotoğraflarına bırakıyor. Alp Er Tunga, tanıdık bir yerde olmanının huzurunu çok kısa yaşayabiliyor. Arkasındaki piramitten geçerek zamanda yolculuğa başlıyor.

Bölüm -8- Mısır
Alp Er Tunga, kumdan yükselen devasa piramitleri gördüğünde bıkkınlığını kendinden gizleyemiyor. Makina onu yeniden yanlış bir zamana bırakmış. Tüm ihtişamıyla gerçekleşen töreni bir an için görebiliyor. Sonra firavunun ona doğru koşan adamları manzarasını kapatıyor. Arkasındaki yılanların sinsi tıslayışlarını çok net bir şekilde duyabiliyor. Önündeki kılıcı alıp saldırılara karşılık verirken tek düşünebildiği diğer portalı bulup doğru zamana atlaması gerektiği.

Bölüm -9- İkinci Dünya Savaşı
Kara bulutların arasından sızan güneş huzmeleri barut tozlarını aydınlatıyor. Çarpışmaktan bitkin düşmüş tankları gördüğünde sonunda doğru zamanda olduğunu anlıyor Alp Er Tunga. Akan her damla kanla dünyanın kaderini değiştiren ikinci dünya savaşının tam ortasında. Yaşanmış ve yaşanacak her şeyin bozulmasına sebep olan hatasını komutanı yok ederek düzeltmek zorunda.

Bölüm -10- Ada
Dalgaların süpürdüğü sıcak kumsalda kaplumbağalar kayboluyor. Yengeçlerin kıskaçları tıkırdıyor, tropik kuşlar gökyüzünde süzülüyor. Sahilin ilerisindeki barakalardan başka hiçbir şey zaman makinasının parçasını çalan teröristlerin varlığını ele vermiyor. Kahramanımızın, galibiyetin neredeyse imkansız olduğu bir çatışmaya girip çalıntı parçanın bulunduğu fabrikaya açılan teleporta ulaşması gerekiyor.

Bölüm -11- Gizli Okyanus
Alp Er Tunga iskeleden atlayıp okyanusa ulaşması halinde birbirinden güzel ve tehlikeli birçok deniz canlısıyla karşılaşıyor. Adadaki çatışmadan kurtulmasını sağlayacak ipucu derinlerde onu bekliyor.

Bölüm -12- Fabrika
Kahramanımız çatışmadan çıkıp teröristlerle dolu fabrikaya ulaştığında parçayı bulmak için son şansının bu yer olduğuna inanıyor. 

Bölüm -13- Maya
Alp Er Tunga bu defa kendini Maya Uygarlığının kalıntıları arasında buluyor. Hala bir şeylerin yolunda gitmemesine sinirlenen ve bu durumdan sıkılan Alp Er Tunga teleporta hemen ulaşmak istiyor.


Bölüm -14- Vahşi Batı
Zamanda son macerasında kendini yabancıların hiç sevilmediği vahşi batıda bulan Alp Er Tunga’nın, kovboyların ve kızılderililerin arasından geçerek altın madenindeki teleporta ulaşması gerekiyor.


Bölüm -15- Dinozor
Güneş batmak üzere… Bulutlar kızıla dönmüş. Yabani ağaçların arkasında gizlenen ilkel sesleri duyabiliyor Alp Er Tunga. Olması gerektiğinden fazlasıyla büyük canlılar etrafta koşturuyor. Dinozorlar ağaçların tepesinden kafalarını uzatıyor. Zamanla bu kadar oynamanın sonunun korkunç olacağını başından beri biliyor kahramanımız. Bu çağdan kurtulması gerekiyor.

  

Riskler ve Zorluklar

Daha önce benzer pazarlama yöntemleriyle hazırlamış olduğumuz iki adet oyun projemizde edindiğimiz tecrübelerden dolayı karşılaşabileceğimiz zorlukları kolaylıkla aşabileceğimizi düşünmekteyiz. Oyun görselleri en son ürüne göre farklılıklar gösterebilir. Diğer oyun projelerimize de destek olmak isterseniz resmi sayfaları:

Ölümcül Fırtına: Yaşamın Kıyısında

Cinayet Günlükleri: Ankara

Zıp Zıp Tavşan

İstila

Projeyle ilgili daha fazla ekran görüntüsü için resmi sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.

Osmanlı İmparatorluğu: Muhteşem Binyıl

10 Ekim 2015

Proje Başladı.

Şafak Yalçınkaya

Kreatif Direktör

1986 yılında ilk bilgisayarım C64'le tanıştım. Programlamaya olan merakım da o yıllarda başladı. Devamını kişisel sitemde bulabilirsin.

[email protected]

Destek Paketleri