close
Kitlesel Fonlamaya Dair İpuçları

Nesnelerin İnterneti Projeleri İçin İdeal Sıçrama Tahtası

Yaşadığımız dönemin konusu internete bağlanmak ve ona bağlı kalmak. Sadece biz insanların değil, eşyalarımızın internete bağlanması ve bağlı kalması da bir gerekliliğe dönüştü. Dolayısıyla günümüzün öncelikli teknoloji ihtiyaçlarından birçoğu tek bir potada eritilebiliyor; nesnelerin interneti.

2012 yılına kadar nesnelerin interneti ve kitlesel fonlama ikilisi, birbirlerinden bağımsız olarak popülerlik kazanmaya çalışan iki trendden ibaretti. Pebble (20 milyon dolar topladı), LIFX (1,3 milyon dolar) ve OUYA (6 milyon dolar) gibi internete bağlı nesne projelerin kitlesel fonlamada elde ettikleri başarılar yeni bir ideal kombinasyon keşfinin habercisiydi.

Her nesneyi internete bağlı bir cihaza dönüştürme furyasının iyiden iyiye başladığı dönem için ise 2013 yılının ortası denebilir. Daha fazla proje kitlesel fonlamada şansını denedi ve dikkate değer bir bölümü başarılı oldu. Peki, bu trendin yükselişinin ve kitlesel fonlama ile eşleşmesinin ardındaki sebepler neydi?

Giyilebilir cihazlardan akıllı beyaz eşyalara, kullanıcısını tanıyan termostatlardan bağlantılı otomobillere, yıllardır hayatımızla iç içe olan birçok nesne internet ile tanıştı ve aslında bir yakınsama örneğinden ibaret olan nesnelerin interneti yaşamlarımızda ilginç dönüşümlere yol açtı. Birçokları nesnelerin interneti trendinin yaşamlarımızda köklü değişiklikler yarattığında hemfikir. Çoğunlukla gözden kaçırılan ise kitlesel fonlamanın da bu projelerin gerçeğe dönüştürülmesinde devrimler yarattığı gerçeği.

büyük sıçrama

Dev firmalar nesnelerin interneti alanında çalışmalar gerçekleştiriyor olsa da, bu alanda inovatif son kullanıcı ürünleri genellikle daha esnek denemeler gerçekleştirebilen girişimler tarafından ortaya çıkarılıyor.

Milyarlarca dolar değerlere ulaşmış dev markalar ve üreticiler ile rekabete girişmek kimileri için korkutucu bir fikir olabilir. Fakat bazıları gözünü karartmışa benziyor; her geçen gün bağlantılı nesneler üretmek için kolları sıvayan ve kitlesel fonlama kampanyaları başlatan daha fazla girişimci bu alanda büyük bir potansiyel ve fırsat görüyor olmalı.

DEĞERİ KANITLAMAK

Sanal gerçeklik 90’lardaki başarısız denemelerden sonra rafa kaldırılmış bir teknoloji konseptiydi; tıpkı tablet bilgisayarlar gibi. Eğer Oculus sanal gerçeklik başlığı Rift’i kitlesel fonlama ile değil de geleneksel yöntemlerle pazara sokmayı deneseydi, bugün herkes sanal gerçeklikten bahsediyor olmayabilirdi.

Dünyanın en çılgın fikirlerini bile insanların beğenisine sunma ve daha ürün satışa çıkmadan potansiyel müşterilerden oluşan bir destek kitlesi oluşturma şansı, insanlara yeniliklerin peşine düşmek için motivasyon sağlıyor. Onlara hak vermeli çünkü artık başarı daha olası bir ihtimal. İyi fikir, doğru zamanlama ve doğru platform seçimi bir araya geldiğinde, başarı kaçınılmaz bir hal alıyor.

Bu başarı kombinasyonuna bir örnek göstermemiz gerekse, Arıkovanı’nda başarılı bir şekilde fonlanan Bean Akıllı Yaşam Kiti derdik.

İnsanların kampanyalara gösterdikleri ilgi, girişimcinin ortaya koyduğu konseptin geçerliliğini onaylar. Her bir kişinin desteğinde ortaya şöyle bir mesaj çıkıyor: Müşteri söz konusu ürüne onu gerçeğe dönüştürme sürecine bizzat katılmak isteyecek kadar ihtiyaç ve ilgi duyuyor.

Kullanıcıdan kullanıcıya

Kitlesel fonlama girişimcilere potansiyel kullanıcılardan aldığı geri dönüşler ile onlar için daha iyi ürünler inşa etme gibi müthiş bir fırsat sunuyor. Söz konusu ‘toplumsal düşünme’ ortamı, daha iyi tasarımların, daha kullanıcı dostu ürünlerin ve ideal fiyat aralıklarının ortaya çıkmasını sağlıyor. Topluluk inovatif bir fikri desteklemeye değer gördüğünde, bir girişimcinin gerçek bir soruna geçerli bir çözüm ürettiğine emin olabilirsiniz.

Yorum Gönder