close

Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Tarihte İlk kez özel bir şirket uzaya İnsan gönderdi

uzaya insan 3

Dünyadaki bütün teknolojik gelişmeler göz önünde bulundurulduğunda, en heyecan verici olanı birçok insan için uzay araştırmalarıdır. Geçtiğimiz günlerde de uzay araştırmaları için devrim niteliğinde bir gelişme yaşandı. Ünlü girişimci Elon Musk’ın sahibi olduğu SpaceX şirketi, NASA ile iş birliği yaparak Uluslararası Uzay İstasyonu’na iki astronot göndermeyi başardı. Böylelikle tarihte ilk kez özel bir şirket uzaya insan göndermiş oldu. Peki bu gelişme neden bu denli önem arz ediyor?

Neden önemli?

Falcon-9 görevinin insanlık açısından önemi, ilk kez özel bir şirketin uzaya insan göndermek gibi önemli ve tehlikeli bir görevi üstlenebilmesi. Tarih boyunca uzaya çıkan bütün insanlar ulusal uzay ajansları tarafından gönderilmişti. Bu başlangıçla birlikte özel şirketlerin önü açılmış oldu ve uzay araştırmalarındaki gelişmelerin hızlanacağı öngörülüyor.

Fırlatmanın ABD açısından önemi ise 2011 yılından beri ilk kez kendi topraklarından uzaya insan göndermiş olması. O tarihten bu yana, ABD tarafından Uluslararası Uzay İstasyonu’na gönderilen bütün astronotlar, Rusya’nın Kazakistan’daki Baykonur Uzay istasyonundan Soyuz kapsülü aracılığıyla fırlatılıyordu. Bu da ABD’nin Rusya’ya her fırlatmada astronot başı 80 milyon dolar ödemesi anlamına geliyordu.

Falcon 9 ve Crew Dragon

SpaceX’in 6 yıl boyunca üzerine çalıştığı Falcon 9, kıdemli astronotlar Bob Behnken ve Doug Hurley’i taşıyan Crew Dragon kapsülünü yörüngeye çıkarmak üzere Kennedy Uzay Üssü’nden 30 Mayıs Cuma günü ABD saati ile 15.22’de (EDT) fırlatıldı. 12 dakika sonra yörüngeye ulaşan Falcon 9, Crew Dragon’u bıraktı ve dünyaya geri dönerek “Of Course I Still Love You” -tabii ki hala seni seviyorum- isimli gemiye inmeyi başardı. Roketlerin dünyaya geri dönerek tekrar kullanılabilmesi SpaceX’in en önemli çalışmalarından biri olarak gösteriliyor.

Falcon 9’dan ayrılan Crew Dragon, Uluslararası Uzay İstasyonu’na kenetlenmeden önce yaklaşık 1 gününü yörüngede süzülerek geçirdi. Ertesi sabah Crew Dragon hem önemli özelliklerinden biri olan otomatik kenetlenme hem de manuel kullanılarak Uzay İstasyonuna yanaştı. Ardından başarıyla kenetlenen astronotlar Bob Behnken ve Doug Hurley, uzay istasyonunda onları bekleyen NASA astronotu Chris Cassidy ve Rus kozmonotları Anatoly Ivanishin ve Ivan Vagner ile kavuştu.

uzaya insan 2

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Robot Asistanlar Neye İhtiyaç Duyduğunuzu Tahmin Edebilecek

robot asistanlar

Günümüzde geliştirilen robotlar, bilim kurgu filmlerinde gördüğümüzden biraz uzakta olsa da her gün heyecan verici gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde Ocado Technology tarafından geliştirilen bir projeyle, robotlar verilen emirleri yerine getirmenin bir adım ötesine giderek, neye ihtiyacınız olduğunu tahmin edip yardımınıza koşabilecek. Tabii robot asistanlar bunu yapmadan önce gelişmiş kamera ve yapay zeka sistemiyle, çalıştığınız sırada bir süre sizi izlemesi gerekiyor.

Projenin ilk denemelerinde bir e-ticaret şirketinin deposunda teknisyen olarak görev alan Thomas Roszak ile çalışıldı. Thomas’ın rutin işiyse şirketin otomatik sıralama ve paketleme sisteminin bakımlarını sağlamak. Bu bakımları yaparken de ağır ekipmanları sık sık kaldırmak zorunda kalması, bir robotun oldukça işine yarayacağı anlamına geliyordu. Teknisyen Thomas için geliştirilen robot, sürekli etrafında gezerek onu izlemeye başladı. Böylelikle yapay zekası onun ihtiyaçlarını öğrenerek, hangi faaliyette bulunduğunu anlayacak ve robot asistanlar proaktif olarak doğru zamanda doğru yardımı sunabilecek.

robot asistanlar

Karlsruhe Teknoloji Enstitüsü’nden (KIT) Prof Tamim Asfour, robotun becerilerinin %80’inin gerçekten insanları izleyerek öğrenildiğini söylüyor. Bu noktada önemli olansa makine öğrenmesiyle robotun kendi kendini eğitmesinin, onu programlamaktan çok daha hızlı olması. Kendi kendine öğrenen robotların sunduğu bir diğer avantaj ise daha güvenli olması. Günümüzde endüstride kullanılan robotlar oldukça güçlü olmak zorunda. Bu gücü de kontrol edebilmek için birçoğu bir kafes ardında çalışıyor. Sürekli insan hareketleri izleyen bir robotsa, nasıl hareket etmesi gerektiğini öğrenebileceğinden, kafes ardında çalışmasına gerek kalmayabilir.

Armar-6 İle tanışın

Ocado Technology tarafından üretilen ve insanlarla yan yana çalışabilecek olan ARMAR-6 isimli robot, insan çalışanının hareketlerini izleyen ve araçlar gibi nesneleri tanımlayan beş kamera ile sofistike bir görüş sistemine sahip. En önem verilen özelliklerinden biriyse gücünü ne zaman kullanması gerektiğini öğrenecek olması. Ayrıca geliştirilen bir sistem ile ARMAR-6, herhangi bir insana temas ettiğinde aniden durabiliyor. Geliştiricileri bu özelliğin yaralanmaların önüne geçebilmek için oldukça önemli olduğunu belirtiyor.

İnsanların çalışmak zorunda olmadığı ve her işi robotların yaptığı fütüristtik bir çağa geçiş yapmadan önce, insanlarla proaktif bir şekilde çalışabilen robotlar önemli bir basamak olabilir.

 

 

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Pandemiye karşı Drone İle İlaç sevkiyatı

drone ile ilaç sevkiyatı

Geçtiğimiz aylarda yakın bir gelecekte drone ile ilaç sevkiyatı yapılacağından bahsetmiştik. Şimdiyse küresel kargo şirketleri UPS ve CVS, Amerika Birleşik Devletleri’nin Florida eyaletinde sevkiyata başlıyor. Matternet’in M2 drone’larını kullanacak olan hizmet, The Villages ismi verilen ve 55 yaş üstü insanların yaşadığı bir bölgeye reçeteli ilaç teslimatı yapacak. Ayrıca teslimat için kalkan her drone, ABD’nin Federal Havacılık İdaresi’nden izin alacak. Böylelikle salgından en çok etkilenen yaşlı insanların yaşadığı bölgeye virüs yayılmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.

Mayıs ayında başlayacak olan teslimatlar, ilk etapta ilaçların kargo şirketine teslim edilmesiyle başlayacak. Teslimat alanın yakınındaki bir noktadan kalkan drone’lar ulaşım yerindeki karşılama merkezine ulaşacak. Daha sonra bu noktadaki karşılama ekibi, teslimatı kara araçlarıyla tamamlayacak.

Drone’ların ilaç sevkiyatında kullanılabileceği fikri, acil durumlarda hızlı sevkiyat veya ulaşılması zor bölgelerde ihtiyaç sahiplerine ulaşabilme avantajlarından ortaya çıktı. Daha önce aynı bölgeye ilaç teslimatı gerçekleştirilmiş olsa da, bunlar test niteliğindeydi. Bu teknolojinin ölçeklenmesinin önündeki engel ise hukuki süreçlerdi. Dünyayı sarsan Covid-19 pandemisiyle birlikte hukuki zorluklar daraltıldı ve drone ile ilaç sevkiyatının da ölçeklenmesinin önü açılmış oldu. Böylelikle bir süredir Kuzey Carolina’da test uçuşları yapan kargo şirketlerinin Mayıs ayında sürekli teslimatlara başlamaması için bir neden kalmadı.

Google’ın Drone teslimatı projesi: wing

Küresel kargo şirketlerinin yanı sıra, Google da bir süredir drone teslimatlarıyla ilgileniyor. Teknoloji devi, Wing ismini verdiği projesiyle başarıyla drone ile ilaç sevkiyatı gerçekleştirmişti. Wing yetkilileri, bu aşamaya gelebilmek için 80.000 uçuş denemesi yaptıklarını ifade etti. Wing’in diğer teslimat drone’larından farkı ise teslimatı yere inmeden gerçekleştirmesi. Yaklaşık 7 metre yükseklikten bir iple paketini sarkıtıyor. Yerde biri paketi tuttuğunda da gerilimi hissederek ipi bırakıyor ve yolculuğuna devam ediyor.

Günümüze kadar drone teslimatının, birçok firma tarafından yapıldığı iddia edilse de aslında bunların neredeyse hepsi test niteliğindeydi. Gerçek uçuşların önünde ise bir dizi engel bulunuyor. Yüksek binalar, dar sokaklar, hukuksal sorunlar, drone’ların yarattığı gürültü kirliliği gibi bir dizi sorun, bu teknolojinin hayatımıza girmesini biraz aksatacak gibi duruyor. Pandemiler gibi acil durumlardaysa hayati önem taşımaya devam edebilir. Özellikle virüs bulaştırma ihtimalini düşürdüğü için tercih sebebi olacak gibi görünüyor. Son olarak da, Afrika gibi ilaç bulmanın zor olduğu bölgelere, hayat kurtaran ilaçlar götürebiliyor.

 

 

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

SpaceX, Starlink projesine devam ediyor

starlink 1

Ünlü girişimci Elon Musk ve uzay araştırmaları şirketi SpaceX, son birkaç yıldır 12.000 uyduluk devasa projesi Starlink üzerinde çalışıyor. Starlink projesinin hedefi ise Dünya’nın yörüngesini tamamen saracak olan binlerce uyduyla, tüm dünyada kullanılabilecek internet sistemi geliştirmek.

Geçtiğimiz yıllarda uydularının bir kısmını yörüngeye fırlatan SpaceX, projenin ilk aşamasını başarıyla tamamlamıştı. Bir süre sonraysa, dünyanın birçok noktasındaki uzay araştırmacıları tarafından Elon Musk’a tepkiler yağmaya başlamıştı. Araştırmacılara göre yörüngeye yerleştirilen bu kadar çok miktardaki uydu, yansıttığı ışıkla gözlemevlerinin görüşünü kısıtlıyor, uzak noktadaki parlaklığı çok düşük olan yıldızların görünmesini engelliyordu.

SpaceX CEO’su Elon Musk ise ilk başlarda aynı fikirde değildi. Twitter’dan verdiği cevapta uyduların gerçekten dikkatli bakılmadığı takdirde kolayca görülemeyeceğini söyledi. Devamında da “Yörüngede zaten 4900 adet uydu var ve hiçbir insan bunu fark etmiyor. Starlink, gerçekten dikkatli bakılmadıkça görülemeyecek ve astronomlar üzerinde de hiçbir etkisi olmayacak. Zaten yörüngede daha fazla teleskoba ihtiyacımız var.” Şeklinde belirtti.

Geçtiğimiz gün ise yine Twitter’dan yaptığı açıklamada geri adım atarak bu hatayı düzelttiklerini belirtti. Musk, bunun uydu güneş panellerinin açısı nedeniyle olduğunu ve sorunu açıları değiştirerek çözdüğünü söyledi.

Gök bilimciler ise hala tedirgin. Şimdi az miktarda olan uydu sayısının 12.000’e ulaştığında görüş açılarını kapatacaklarını düşünüyorlar. Bir diğer sorun da yörüngedeki uydu trafiğinin tehlikeli boyutlara ulaşacağı. Bu hızla uydu yerleştirilmeye devam edilirse uyduların birbirleriyle çarpışmaya başlayabileceğini söylüyorlar. Musk ise tüm dünya için internet erişimi sağlayacak projesinde kararlı gözüküyor.

Covid-19 salgınına rağmen lansman ve uydu gönderimi gerçekleştirildi

Tüm dünyayı sarsan ve hayatı neredeyse durma noktasına getiren Covid-19 salgınına rağmen, SpaceX çalışmalarına devam ediyor. Geçtiğimiz Çarşamba günü Starlink projesinin bir ayağının Lansmanı Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirildi. Florida’daki Cape Canaveral bölgesinde fırlatılan uzay aracı, Starlink’in bu yılki 4, toplamda 7 aracı olmuş oldu.

Starlink projesi kapsamındaki ilk uydular Tintin A ve Tintin B, 22 Şubat 2018’de yörüngeye yerleştirilmiş ve dünyaya başarılı bir şekilde sinyal göndermişti. Starlink projesinin 12.000 uydu sayısına ne zaman ulaşacağı ve hayata geçeceği ise şimdilik merak konusu.

 

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

3D yazıcıyla biyonik mercanlar üretildi

3d yazici 5

Mercan resiflerinin çok hızlı bir şekilde tükenmesi, yeryüzünün %70’ini kaplayan okyanuslar için önemli bir tehdit oluşturuyor. Binlerce çeşit deniz canlısının yuvası olmasının yanı sıra, fotosentez yapması ve oluşturduğu kimyasal çeşitlilik, mercanların yok olması durumunda sonuçlarının ağır olacağı anlamına geliyor. Cambridge’deki bir grup araştırmacı ise, 3 boyutlu yazıcılarla biyonik mercanlar üretebileceğini fark etti.

3D yazıcılar ile mercan üretiminin, birkaç yıl önce gerçekleştirildiğinin haberlerini tüm dünya almıştı. Geçmişte üretilen bu mercanların eksikliği ise, cansız olmalarıydı ve sadece balıklar için yuva olma özelliğine sahip olmasıydı. Fotosentez, kimyasal çeşitlilik, besin üretimi gibi kritik konularda herhangi bir önem arz etmiyordu. Bu kez Cambridge araştırmacılarının ürettiği mercanların farkı ise, canlı özellikler gösterebiliyor olması.

Canlı jel hammaddeyle üretildi

Mercan organizmaları, içerisinde yaşayan Algler ile birlikte karmaşık bir yapıdadır. Algler güneşışığını toplayarak ve fotosentez yaparak besin üretir. Cambridge ekibi de, mercan organizmasını en başarılı şekilde taklit edebilmek için, içerisine algler dağıtması gerektiğini fark etti. Bunu yapabilmek içinse hassas mikroskobik araştırmalar yürüttüler. Çalışmaları sonucunda, daha önce yapılan mercanların hammaddesi olan dayanıklı bir malzeme yerine, canlı form olabilecek bir jel ürettiler.

Cambridge araştırmacısı Daniel Wangpraseurt, yayınladığı bir makalede “Canlı mercanların optik özelliklerini taklit etmek için selüloz nano malzemelerle katkılı polimer jelleri ve hidrojellerin bir kombinasyonuyla yapay bir mercan dokusu ve iskelet geliştirdik” diyerek tekniklerini diğer araştırmacılara aktardı. Üretilen bu hidrojellere algler eklenerek, aslında yaşayan bir jel oluşturdular.

Oluşturulan jel, hammadde olarak eklenen 3D yazıcılara eklendikten sonra baskı aşamasında ise oldukça karmaşık bir geometri gerektiriyor. Yüzeye çarpan ışığın, iç kısımlardaki alglere ulaşabilmesi için bu geometri oldukça önemli. Bir diğer önemli konu ise, baskı işleminin, çok hızlı ve sıcaklığa maruz bırakılmadan yapılması. Eğer haddinden fazla sıcak veya uzun süreli olursa, jel içerisindeki algler ölebilir ve bütün çalışma boşa gidebilir. Araştırmacılar, işlemin doğru yapıldığı takdirde, bir mercanı neredeyse tamamen taklit edebileceğini öngörüyor. Yapılan tüm bu çalışmalar ise 3D yazıcıların yeteneklerini ve geleceğimizde yerini alacağının kanıtı olarak görülüyor.

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

3D yazıcılar gelecek İçin neler vadediyor?

3d yazıcı 1

Son yılların en popüler teknolojilerinden biri olmayı başaran 3D yazıcılar, özellikle pandemi nedeniyle üretim zorluklarının yaşandığı ve birçok insanın evinde çalıştığı bugünlerde yeniden gündeme geldi. Ekipman sorunlarının yaşanabildiği karantina döneminde, sağlık çalışanları için gerekli ekipman üretimi 3D yazıcılarla kısmen de olsa sağlanabiliyor. Peki 3D yazıcıların diğer yetenekleri ve gelecekte hayatımızda değiştirecekleri neler?

Seri üretimin vazgeçilmezi olabilir

3d yazıcı 1

3D yazıcılar uzun yıllar boyunca sadece bir prototipleme çözümü olarak görülüyordu. Bilgisayar ortamında tasarlanan materyallerin, 3D yazıcıyla prototipleri üretiliyor; prototip başarılı olursa diğer yöntemlerle seri üretimine geçiliyordu. Günümüzde geldiği noktada ise, prototipin ötesine geçerek seri üretimde de sıklıkla başvurulan bir yönteme dönüşüyor. Özellikle otomotiv sektöründe Ford, Volkswagen, BMW gibi dev otomobil üreticileri, küçük boyutlardaki parçalarının seri üretiminde sıklıkla 3D yazıcılara başvurmaya başladı. Öyle ki bir araştırmaya göre seri üretim yapan firmaların %51’i 3D baskıyı alternatif bir üretim metodu olarak görüyor.

Tıp alanında devrim yaratabilir

3d yazıcı 1

Tıp alanındaki birçok uzman 3D yazıcıların birçok soruna çözüm üretebileceğini düşünüyor. 3D yazıcıların üretebilecekleri düşünüldüğünde, üzerinde durulan başlıklar ise şunlar; doku ve organ, protezler, ilaç ve cerrahi aletler. Gelecekte 3D yazıcılar aracılığıyla, dişlerimiz gibi çok komplike olmayan organlar, kıkırdak dokular, hatta damarlar bile üretilebileceği öngörülüyor. Yakın gelecekte ilaç üretimi çok mümkün görünmese de, ilaç yapımında önemli rol oynayan reaksiyon kaplarının üretimi, ilaç üretimi sürecine oldukça olumlu yansımalar yaratabilir. Protez üretimi konusunda birçok örnek görmüştük; gelecekte de 3D yazıcılar sayesinde protez üretimi farklı bir boyuta gidebilir.

Gıda ve barınak üretebilir

3d yazıcı 2

Üç boyutlu yazıcıların gıda üretimi NASA tarafından da desteklenen bir teknoloji. Kaliteli proteinden bir hammaddeyi şekillendirerek, besin üretebileceği öngörülen yazıcılar, gelecekte dünyadaki en vahim sorunlardan biri olan açlığın önüne geçebilir. Ne kadar sağlıklı olacağının tartışma konusu olacağını tahmin etseniz de, bu teknoloji bunun üstesinden gelebilir. Barınak üretiminde de güzel örnekler karşımıza çıkmıştı. Üç boyutlu bir yazıcı tarafından 24 saatten kısa bir sürede bir barınak, hatta güzel bir ev üretilebilmişti. Bu gelecekte evsizlik sorunun da önüne geçebilir.

Sürdürülebilirlik

Günümüzde çok kaliteli seri üretim yazıcıları hariç, neredeyse bütün üç boyutlu yazıcılar atık maddelerden üretilen plastik hammaddeyi kullanıyor. Bu sürdürülebilir hammadde yönetimi, birçok üretim metodu için ilham verici olabilir. Gelecekte seri üretimin büyük bir çoğunluğu 3 boyutlu yazıcılar ile yapılabilir duruma gelirse, hammaddenin de birçoğu geri dönüştürülmüş atıklardan elde edilecek demektir. Bu da sürdürülebilir bir gelecek için oldukça olumlu bir gelişme.

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Coronavirus’e karşı otonom teslimat araçları

otonom teslimat araçları

Henüz birkaç ay önce hayatımıza giren ve kısa sürede pandemiye dönüşen Coronavirus COVİD-19 salgını, bütün dünyayı etkisi altına aldı. Dünya genelinde birçok ülkede sokağa çıkma yasağı uygulanırken hayat neredeyse durma noktasına geldi. Sokağa çıkmanın bir o kadar tehlikeli olduğu bu dönemlerde ise insanların temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi gerekiyor. Bu noktada virüsün ilk yayıldığı Çin’de karşımıza çıkan otonom teslimat araçları, alışveriş ihtiyacımızı güvenli bir şekilde karşılayabilir.

Talep gitgide artıyor

Otonom teslimat araçları üreten Çinli bir girişim olan Neolix, COVİD-19 salgınıyla birlikte aldıkları sipariş sayısının hızla arttığını açıkladı. Şirket yetkilileri yaptığı açıklamada, kuruluşlarından beri sadece 125 adet kamyonet ürettiklerini, son iki ayda ise 200’den fazla sipariş aldıklarını belirtti. İnsanların algılarının da değiştiğini belirten yetkililer, salgın ile birlikte otonom araçlara olan ilginin tavan yaptığını söylüyor.

Caddeleri dezenfekte edebiliyor

Pekin merkezli Neolix şirketi tarafından üretilen kamyonetler, Coronavirus’un en çok etkilediği bölgelerde ihtiyaç sahiplerine tıbbı malzemeleri sürücüz bir şekilde götürmeyi başardı. Aynı zamanda sağlık çalışanlarına yiyecek ve içecek teslimatı da sağlayan bu robotlar, GPS ve görüntüleme sistemini kullanarak bazı eklentiler yapıldığında caddeleri dezenfekte etmek için de kullanılabiliyor.

Herkesin alışveriş ihtiyacını karşılayabilmesi hayal ediliyor

Günümüzdeki COVİD-19 salgınında otonom teslimat robotları yalnızca küçük bir görev edinebilse de, gelecekteki olası salgınlarda herkesin yardımına koşabilmesi hayal ediliyor. Caddelerde dolaşan bu sürücüsüz kamyonetler, herkesin evinin önünde kısa bir süre durarak kimseyi riske atmadan alışveriş yapmasını sağlayabilir. Bu nedenle Çin Hükümeti, otonom araç girişimlerine ciddi desteklerde bulunuyor. Hazırlanan bir rapora göre yalnızca 125 kamyonet üreten, 200 de sipariş alan Neolix, hükümet desteğiyle birlikte bu yıl 1000’den fazla araç üretebilecek.

Dev şirketlerden talepler yüksek

Sürücüsüz kamyonetler, teslimat drone’ları gibi otonom teslimat araçları, e-ticaret devlerinin uzun bir süredir ilgi alanında. Şirketler, hazırladıkları raporlarda 2030 yılına kadar 1 milyar sürücüsüz teslimatın yapılacağını öngörüyor. Bu nedenle alibaba.com, jd.com dev e-ticaret şirketleri bu alana çok yüksek miktarlarda yatırımlar yapıyor. Aynı zamanda dünyanın en büyük e-ticaret şirketlerinden biri olan alibaba’nın kurucususu Jack Ma, kendi otonom araçlarını üretmek için yatırım yaptıklarını belirtmişti.

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Gelecekte salgınla mücadele: Robot Doktorlar

robot doktorlar

2019’un sonlarına doğru Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan COVİD-19 virüsü, kısa bir sürede pandemiye dönüşerek dünyayı etkisi altını aldı. 26 Mart 2020 tarihi itibariyle 486.836 kişiye bulaştı ve 22.000 kişinin yaşamını yitirmesine neden oldu. Salgının önüne geçilebilmesi için dünyanın birçok şehrinde sokağa çıkma yasağı ilan edilirken, dünya genelindeki hemen her yerde sokağa çıkmama çağrıları yapılıyor. Birçok insan evinde kalarak tedbirini alırken, sağlık çalışanları gibi bazı özel sektörlerde hayat devam etmek zorunda. Bu zorunluluk da sağlık çalışanlarının sürekli virüs bulaşma tehdidi altına çalışmasına neden oluyor. Hem bu tehdidin önüne geçebilmek hem de çok daha fazla kişiye daha hızlı tedavi uygulayabilmek için, gelecekte robot doktorlar hayatımıza girebilir mi?

Sosyal robotlar geliştirilecek

robot doktorlar 3

İskoçya’nın Edinburg şehrindeki Heriot-Watt Üniversitesi’nde dört yıl önce başlayan bir projeyle yaşlı insanlara yardımcı olabilmesi için robotlar geliştiriliyordu. COVİD-19 salgınından sonra ise, geliştiricileri bu tarz robotların pandemilerde kullanılabileceğini fark etti.

Yaşlıların fiziki anlamda bakımı için çalışan ve psikolojik sağlıkları için onlarla sohbet edebilen bu robotların yetenekleri bunlardan ibaret değil. Hastanedeki herhangi bir mekana girdiğinde, görsel yapay zeka uygulamaları sayesinde etraftaki insanların endişeli mi, hasta mı, öksürüyor mu gibi soruların cevaplarını bulabilen bu robot doktorlar, hızlı tanı için önemli rol oynayabilir. Böylelikle gerçek sağlık çalışanları hastalardan bir nebze uzaklaştırılarak korunabilir.

Çin’de çalışmalar sürüyor

robot doktorlar 3

Çin’in Tsinghua Üniversitesi’ndeki uzmanlar, bir süredir tanı koyabilecek robotlar üzerinde çalışıyor. Araştırmacılar, yeni COVİD-19 virüsünün tanı ve tedavisinde kullanılabilecek bir robotik sistem geliştirdi. Tekerlekli bir tabanla hareket eden robotlar, aynı zamanda uzaktan da kontrol edilebilecek ve doktorların yeteneklerinin bir kısmına sahip olacak.

Termal kameralarıyla etrafta dolaşarak sürekli insanların vücut ısısını ölçebilecek olan bu robotlar, aynı zamanda hastalardan sıvı örnekleri de toplayabilecek. Yakın zamanda bu robotlara yüksek hassasiyetli mikrofonlarla etraftaki insanların iç organlarını dinleme, hatta ayakta ultrason işlemi uygulama gibi yeteneklerin de eklenmesi planlanıyor.

Bu çalışmalar başarıyla sonuçlanırsa, cesurca çalışan doktorlar korunarak, en tehlikeli görevler robotlara verilebilir. İçinde bulunduğumuz COVİD-19 salgınında yetişemese de, bir sonraki salgınlarda…

 

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Coronavirus İle savaşta konum bilgileri kullanılabilir mi?

coronavirus

20 Mart itibariyle dünya genelinde 255.000 kişiye, ülkemizde ise Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıklamalarına göre 359 kişiye bulan Coronavirus salgını tüm dünyanın gündemine oturmuş durumda. Salgının global bir hal alması da katı önlemleri beraberinde getirdi. Birçok ülkede sokağa çıkma yasağı uygulanırken, neredeyse tüm dünyadaki yetkililer “dışarı çıkmayın” çağrılarında bulunuyor.

Birçok insan tavsiyelere uyarak evinde vakit geçirirken, uymayarak dışarı çıkan ve sosyal mesafeye dikkat etmeyen insanlar da görmek mümkün. Dünya genelindeki hükümetler de salgının olası daha kötü sonuçlarının önüne geçebilmek için alternatif çözüm arayışlarına giriyor. Bu noktada, kişilerin konum bilgileri kullanılarak dışarıda ne kadar süre geçirdiği veya sosyal mesafeye ne kadar dikkat ettiği tespit edilebilir mi?

ABD Hükümeti, Facebook ve Google İle görüşüyor

ABD hükümeti, Coronavirus salgını süresince insanların birbirlerini güvenli mesafelerde tutup tutmadıklarını izlemek için Facebook ve Google ile konum bilgileri konusunda görüşmeye başladı. Bu görüşmelerde Facebook ve Google’a ek olarak araştırma yapan birçok sağlık kuruluşu da yer alıyor. Eğer bu çalışma gerçekleştirilirse, aynı zamanda salgının yayılımı da haritalandırılabilecek.

İnsanlar anonim olarak İzlenecek

Hükümet, insanların mesafelerini koruyup korumadığını devamlı olarak izleyebilecek. Bu da kişisel veri konusunda tartışmalara yol açıyor. Teknoloji firmalarının ve ABD hükümetinin bu noktadaki çözümü ise konum bilgilerinin anonim olarak paylaşılması. Yine de firmalar bu konuda çekimser davranıyor. Zira Facebook’un kişisel veriler konusunda geçtiğimiz yıl sorunları olmuştu. Sonrasında ise akademik araştırmacılar için toplu, anonimleştirilmiş konum verilerini kullanılabilir hale getirerek tekrar tartışmalara yol açmıştı.

Daha önce kullanılmıştı

Facebook’un paylaştığı anonim konum bilgileri dünya genelinde 125 sivil toplum kuruluşu ve araştırma kurumları tarafından bir süredir kullanılabiliyordu. Örneğin bu sistem California’daki yangınlar sırasında tahliye çabalarını izlemek ve Mozambik’teki kolera salgını haritalamak için kullanılmıştı.

Google çalışıyor

Google, halihazırda Covid-19 ile mücadelede konum bilgilerinin nasıl yararlı olabileceği konusunda çalışıyor. Şirket yaptığı açıklamada “Google Haritalar’da tıpkı trafik modellerini gösterdiğimiz gibi sosyal mesafenin etkisini belirlemesinde de yardımcı olabiliriz. Bu çalışma katı gizlilik protokollerimize uyar ve herhangi bir bireyin konumu, hareketi veya kişileri hakkında veri paylaşımını içermez. Çalışma tamamlandığında daha detaylı bilgi vereceğiz.” ifadelerini kullandı.

 

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Koronavirüs, teknolojiyi kötü etkiledi

koronavirüs

Koronavirüs olarak bildiğimiz Covid-19 virüsü, 12 Mart itibariyle dünya genelinde 130.000 kişiye bulaştı ve 4.750 kişinin ölümüne sebep oldu. Hızla yayılmaya devam eden virüse bir yandan tedavi bulunmaya çalışılırken diğer bir yandan birçok ülkede sıkı tedbirler alınarak yayılmasının önüne geçilmeye çalışılıyor. Bu sıkı tedbirler neredeyse bütün sektörler gibi teknoloji sektörünü de oldukça kötü etkiledi.

Dev şirketler etkinliklerini iptal ediyor

Bahar ayları, teknoloji firmalarının en yoğun şekilde konferanslarını, lansmanlarını ve çeşitli etkinliklerini yaptığı aylardır. Virüsün en hızlı yayıldığı dönem de bahar aylarına denk gelince, birçok firma etkinliklerini erteleme kararı aldı. ABD’nin Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezi’nin yaptığı çağrının bu kararlarda etkili olduğu düşünülüyor.

IBM tarafından düzenlenen Yazılımcı Zirvesi Think, Facebook’un Dijital Pazarlama zirvesi, Google’ın yazılımcıları bir araya getirdiği I / O gibi dev etkinlikler iptal edildi veya ertelendi. Bazı etkinlikler tamamen iptal edilirken, bazıları sadece sanal etkinliklerle devam edecek.

Uzaktan çalışma sistemine geçiliyor

ABD’nin Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezi tarafından yayınlanan yönergede bir diğer madde ise uzaktan çalışma sistemine ağırlık verilmesi gerektiğiydi. Bu çağrıdan sonra Apple, Twitter ve Google, uzaktan çalışma sistemine yavaş yavaş geçmeye başladı. Twitter, Amazon ve Salesforce ise çalışanlarının zorunlu olmayan yurtiçi ve yurtdışı seyahatlerini yasakladı.

Apple, yatırımcılarını uyardı

Üretiminin çok büyük bir kısmını virüsün yayıldığı Çin’de yapan Apple, üretiminin azalabileceği konusunda yatırımcılarını uyardı. Şirket,  Çin’in Shenzen bölgesindeki fabrikalarında üretim devam ediyor olsa da, virüs bu şekilde yayılmaya devam ederse durma noktasına gelebileceğini aktardı.

İtalyan Otomotiv sektörü yavaşladı

Çin’den sonra virüsün etkilerinin en çok görüldüğü ülke olan İtalya’da, üretim neredeyse durma noktasına geldi. Otomotiv devi Fiat, koronavirüs tedirginliği sebebiyle ülke çapındaki fabrikalarında bir süreliğine üretimi durdurdu. Otomotiv sektöründeki diğer bir büyük şirket olan lastik üreticisi Pirelli de üretimi durduranlar arasında. Şirket, bir çalışanında virüs tespit edilmesinin ardından Kuzey İtalya’daki fabrikasında bir süreliğine üretimi durdurduğunu belirtti. Koronavirüs’ün ortaya çıkmasından sonra Çin’deki otomobil satışı %80 oranında düşmüştü. Ülke gelirinin büyük bir kısmını turizm ve otomotiv sektörü oluşturan İtalya, Çin ile aynı etkiyi görürse ekonomik tedirginlik yaşanabilir.

 

Devamını Oku