close

Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Moda sektöründe yapay zeka dönemi

shutterstock_535399816

Yapay zeka, son dönemin en popüler teknoloji başlıkları arasında yer alıyor. Bu alana yönelik yapılan büyük yatırımlarla birlikte yapay zekanın kullanım alanı da önemli ölçüde genişlemiş durumda. Yapay zekanın son olarak kullanıldığı alan ise moda sektörü oldu. Bir araştırma ekibi tarafından geliştirilen yapay zeka sistemi, kıyafetlerin fotoğrafına bakarak onları daha şık hale getirmek adına önerilerde bulunuyor ve ipuçları veriyor. Bu gelişme ile birlikte moda sektöründe yapay zeka döneminin başladığını söyleyebiliriz.

Günümüzde insanlar giyim tarzlarını oluşturmak adına moda dergilerini karıştırıyor, en iyi arkadaşlarından tavsiyeler alıyor hatta Instagram hesaplarını takip ediyor. Yakında ise bu kaynakların arasına akıllı telefonlar da girebilir. Texas Üniversitesi, Cornell Tech, Georgia Tech ve Facebook AI Research’ten araştırmacıların gerçekleştirdiği bir çalışma moda anlayışını sonsuza kadar değiştirebilir.

Geri bildirim veren bir arkadaş

Araştırmacılar tarafından geliştirilen sistem bir kıyafetin fotoğrafına bakıyor ve onu daha şık bir hale getirebilmek adına ipuçları sunuyor. Bu ipuçları kıyafetlerin renkleri, yapısı ve kombinleme üzerine olabiliyor. Daha önceki çalışmalarında da yapay zekanın görsel olarak tanınmasına odaklanan Bilgisayar Bilimi Profesörü Kristen Grauman konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Bunu size geri bildirim veren bir arkadaş gibi düşündük” dedi.

Fashion ++ adlı araç, görüntüdeki giysilerin rengini, desenini, dokusunu ve şeklini analiz etmek için görsel tanıma sisteminden faydalanıyor. Düzenlemelerin en fazla nerede etkili olacağını düşünen araç, incelemenin ardından kullanıcıya birkaç alternatif kıyafet sunabiliyor.

Fashion ++, moda tutkunları için çevrimiçi sitelerde herkese açık olarak paylaşılan 10.000’den fazla kıyafet görüntüsünü baz alınarak eğitildi. Projede görev yapan lisansüstü öğrencisi Kimberly Hsiao, moda kıyafetlerinin resimlerini bulmanın kolay olduğunu söylüyor. Hsiao’ya göre asıl zor olan bölüm ise modaya uygun olmayan görüntüleri bulmak. Bu noktada geçici bir çözüm bulundu ve sistem neyin giyilemeyeceği konusunda eğitildi. Ayrıca Hsiao, “Moda stilleri geliştikçe, yapay zeka sistemi internette bolca bulunan yeni görüntüleri kullanarak öğrenmeye devam edebilir” diyerek sistemin gücünü ortaya koymuş oldu.

Grauman ve Hsiao tarafından geliştirilen sistem önümüzdeki hafta Güney Kore’nin Seul kentinde düzenlenen Computer Vision Konferansı’nda sunulacak. Yapay zeka sisteminin moda sektörünü nasıl değiştireceği ise merak konusu. Fakat her ne olursa olsun moda sektöründe yapay zeka döneminin başladığını söyleyebiliriz.

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

5G teknolojisi yeni bir dönemin kapılarını aralıyor

shutterstock_1165572853

Yıllardır süren büyük bekleyiş son buluyor ve 5G hayatımıza girmeye hazırlanıyor. 5G teknolojisi internetin ortaya çıkışından bu yana yaşanan en önemli gelişmeler arasında gösteriliyor. Peki, beşinci nesil kablosuz ağlar bizlere neleri vadediyor? İşte 5G teknolojisi hakkında bilmeniz gerekenler.

Nesnelerin interneti, fiziksel nesnelerin birbirleriyle veya daha büyük sistemlerle bağlantılı olduğu iletişim ağını ifade ediyor. Kitle bağlantısı için tasarlanan 5G teknolojisi
kilometrekare başına bir ağ üzerinde bir milyon cihazı taşıyabiliyor. Bu sayede sensörler aracılığıyla veri toplama, iletme ve paylaşma gibi çok sayıda işlem yapılabilir hale geliyor. Tüm bu özellikler yıllardır hayali kurulan ¨akıllı şehirlerin¨ hayata geçmesi anlamına da gelebilir.

Akıllı şehirler hayal değil

5G ile kameralar ve sensörlerin şehrin çalışmasını optimize etmek için trafik ve yaya hareketlerini, çevre koşullarını, acil durum servislerini, hizmet ağlarını ve diğer bilgileri takip ettiği bir dünyaya kavuşabiliriz. Yine 5G ile birlikte sokak lambaları sadece gerektiğinde yanabilir ve bu sayede önemli bir tasarruf elde edilebilir. Ayrıca yüzlerce dahili sensör otomobilleri tekerlekler üzerindeki veri merkezlerine dönüştürdüğü için otonom araçlar da aktif bir şekilde günlük hayatımıza katılabilir.

5G teknolojisi ile birlikte otonom araçlarda da önemli bir gelişimin yaşanması bekleniyor. 5G ile çalışan sensörler, bağlı bir aracın hareketlerini, yolda bir engel olup olmadığını ve yayaların caddede ne zaman karşıya geçeceğini anlıyor ve diğer bağlı araçlardan veri alabiliyor. Bu da sıkıntıların daha hızlı çözülmesini ve gidilecek rotaya daha hızlı bir şekilde ulaşılmasını sağlıyor.

Otonom araçları daha hızlı ve daha akıllı hale getirmek için yüzlerce sensör kullanılıyor. Bu sensörler benzeri görülmemiş miktarda veri üretiyor. Bu denli büyük miktarda verileri kullanmak, işlemek ve analiz etmek, mevcut 4G teknolojisinden çok daha hızlı bir ağ gerektiriyor. 5G de barındırdığı özelliklerle bu açığı kapatacak gibi gözüküyor. Herhangi bir sürücüye ya da gözetime ihtiyaç duymadan hareket edebilen ilk otomobillerin 2020’nin başlarında hayata geçmesi bekleniyor.

5G teknolojisi araçları birbirine bağlamanın yanı sıra araç üretiminde de önemli bir rol oynayacak. Dönüşümlü üretkenlik, hız ve verimlilik iyileştirmelerinin önünü açacak olan 5G, sunduğu güvenli ve neredeyse gerçek zamanlı bağlantı sayesinde bildiğimiz üretim anlayışını değiştirecek.

Görüldüğü üzere 5G teknolojisi ile birlikte yeni bir döneme giriyoruz. Daha hızlı, daha hareketli bir yaşam bizleri bekliyor. 5G’nin geleceği nasıl dönüştüreceğini ise hep birlikte göreceğiz.

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Otomobil Tasarımları Değişiyor

otomobil

Otonom araçlar birçok şirket tarafından üzerinden uzun süredir çalışılan bir konu. Bu konu için büyük yatırım yapan şirketler henüz kullanıma hazır olmasa da konsept araçlar üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Geçmişten günümüze büyük bir ilerleme kaydedilen bu alanda önemli adımlar atılmaya başlandı.

Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen Tokyo Motor Show 2019’a geleceğin araçları damgasını vurdu. Suzuki’nin Tokyo Motor Show 2019’da duyurduğu konsept araçlar büyük beğeni topladı. Sergilenen otonom araçla, klasik otomobil anlayışına yeni bir bakış açısı kazandırıyor.

Otomobil meraklılarının bir süredir beklediği Tokyo Motor Show 2019 etkinlikleri 4 Kasım tarihine kadar devam edecek. Etkinliklerin ilk gününde birçok yeni araba modeli tanıtıldı. Birçok büyük markanın yeni model araçlarının tanıtıldığı etkinlikte tanıtılan araçlar arasında en dikkat çekenleri geleceğin araçları olarak tanıtılan otonom araç modelleri oldu. Şirketlerin yeni nesil teknolojileri arabalar üzerinde uyguladığı konsept araçlar da Tokyo Motor Show çatısı altında tanıtılıyor.

Tokyo Motor Show’a katılan otomobil devlerinden bir tanesi de Suzuki. Japon otomobil devinin konsept olarak çıkardığı teknolojik araçlar etkinlikte büyük ilgi topluyor. İki farklı tip araçla etkinliğe katılan Suzuki, “Hanare” ve “Waku Spo” adını verdiği iki araçla klasik otomobil anlayışını kökten değiştirmeye kararlı.

Belirli bir simetriye sahip değil

Suziki’nin tanıttığı araçlardan ilki Waku Spo, 3 metre 70 santimetre uzunluğunda ve belirli bir simetriye sahip değil. Aracın kaporta kısmı bir hayli uzunken, aracın bagaj kısmı oldukça minimalist bir yapıya sahip. Waku Spo’nun en dikkat çeken özelliği ise şekil değiştirebiliyor oluşu. Waku Spo bir tuşla şekli değişebiliyor ve station wagon haline geliyor. Dilediğiniz gibi şekil değiştirebilen bu araç klasik otomobil anlayışına farklı bir bakış açısı getiriyor.

Japoncada “müstakil kır evi” anlamına gelen Hanare isminin hakkını veriyor gibi görünüyor. Araç, dış yapısı haricinde iç yapısıyla da dikkat çekiyor. Araç içinde herhangi bir kokpit veya şoför mahalli bulunmuyor. Hanare, tamamıyla otonom bir yapıda ve kontrolü 60 inçlik bir ekran aracılığıyla sağlanıyor.

Suziki’nin gelecekten getirdiği bu araçlar için planı ne bilmiyoruz. Belki de bu araçları tüketicilerin kullanıma sunar ve yollarda çok şık tasarıma sahip araçlar görebiliriz.

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Otonom Deniz Araçları Gelişiyor

otonom deniz araclari 2

Teknoloji gündeminin en gözde konularından biri olan otonom araçlar hakkında artık birçoğumuz bilgi sahibiyiz. Özellikle otonom otomobiller, neredeyse bütün otomobil üreticileri tarafından birbirleriyle yarış halinde geliştirilmeye devam ediyor. Günümüzde tam anlamıyla etkin olmasa da, otonom otomobiller gelecekte çoktan yerini aldı bile. Otomobillere ek olarak, otonom trenler çoktan hayatımıza girdi ve etkin bir şekilde kullanılıyor. Tüm bunlara ek olarak duymaya çok alışkın olmadığımız bir teknoloji kapımızı çaldı: Otonom Deniz Araçları

IBM tarafından yapay zeka desteği sağlanan Tech firması, bir süredir otonom bir deniz aracı üretmek için çalışıyordu. Şimdiyse harekete geçmesi için geri sayım başladı. Mayflower isimli gemi Eylül 2020’de İngiltere Plymouth’tan yola çıkacak. Bu ismin seçilmesindeyse o yıllarda keşfe çıkan geminin isminin Mayflower olması önemli rol oynamış.

Tabii bu yolculuk temsili bir anma töreninden ibaret değil. Plymouth Üniversitesi Fen ve Mühendislik Fakültesi Dekanı Profesör Kevin Jones yaptığı açıklamada dünyada bir ilk olacak bu projenin üniversitelerine veri sağlayacağını açıkladı. Mayflower, seyir halindeyken güneş, dalga ve rüzgâr enerjisiyle ilgili araştırmalarının verilerini aktaracak. Aynı zamanda navigasyon veri tabanını güncellenmesini sağlayacak. Tüm bu araştırmalar üniversitenin öğrencilerine de geniş bir alanda pek çok bilgi akışı sağlayacak.

Mayflower, hareketi için gerekli olan enerjiyi ilkel bir şekilde yelkenleriyle sağlasa da, yön alma mekanizması son teknoloji ürünleri barındırıyor. Öyle ki sorun yaşadığı durumlarda uydu telefonu aracılığıyla merkezi arayarak çağrıda bulunabiliyor. Genel olarak kullandığı teknolojilere göz atarsak;

  • Işık algılama ve aralığı (LIDAR)
  • Radyo algılama ve kapsama (RADAR)
  • Global Konumlandırma Sistemi (GPS)
  • Uydu bağlantıları
  • Kameralar

Görebiliriz. Ayrıca Mayflower’ın makine öğrenimi algoritmalarını beslemek için uzun yıllardır başka gemilerden veri toplanmaktaydı.

Fütürist tasarımıyla dikkat çeken Mayflower, yolculuğunu başarıyla tamamladığı takdirde otonom deniz araçları için bir dönüm noktası olabilir. Ayrıca ilk olma özelliği taşıyan bu proje yasal olarak da otonom deniz araçlarının önünü açabilir. Yakın bir gelecekte deniz yolculuklarımızı kaptanlar olmaksızın yapabiliriz.

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Nasa tarafından Ay’ın 3D Modeli Paylaşıldı

Ay’ın 3D modeli

Çok uzun yıllardır uydumuz Ay’ın net görüntülerine rahatlıkla ulaşabiliyoruz. Geçtiğimiz günlerde ise bu farklı bir boyuta taşındı ve NASA tarafından Ay’ın 3D modeli paylaşıldı. Böylelikle Ay’ın yüzeyindeki her ayrıntı rahatlıkla herkes tarafından ulaşılabilir hale geldi. Bu modelleme, 3D sanatçılarının eserlerini farklı bir boyuta taşıyabilir.

NASA’nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nde araştırmalar yapan uzman Ernie Wright, uzun yıllardır Ay yüzeyiyle ilgili veriler topluyordu. Topladığı bu verilerin 3D sanatçıların işine yarayabileceğini düşünen Wright bu fikri ortaya attı ve NASA’nın CGI MOON KIT adını verdiği modelleme paylaşıma açıldı.

Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nden toplanan bu veriler 10 yılı aşkın süredir Ay’ın yörüngesine araştırma yapmakta olan Lunar Reconnaissance Orbiter isimli araçtan geldi. LRO kısaltması verilen bu araç, uzun yıllardır sürekli Ay’ın yörüngesinde süzülerek fotoğraflarını çekiyor ve ölçümlemeler yapıyor.

Ay’ın yörüngesindeki yolculuğu boyunca her karışın fotoğrafını çeken LRO, dar bir açıyla çekim yapsa da sürekli hareket halinde olduğu için yüzeyin neredeyse tamamının görüntüsünü elde etmeyi başarmıştı. Tabii Ay’ın topografik haritasını, yani 3D modelini çıkarmak istiyorsanız fotoğraflar yeterli değil. LRO altimetre cihazıyla sürekli Ay’a lazer ışınları gönderdi ve geri dönüş sürelerini hesapladı. Böylelikle Ay’daki yükseklikler ve alçaltılar ortaya çıkarak 3D modelleme geliştirildi.

LRO’nun ölçümleri sonucunda ortaya çıkan Ay’ın 3D modeli, 3D sanatçıları tarafından eserlerinde kullanılabilir. Başka bir alanda ise, oyun geliştiricileri Ay yüzeyinde oynanacak bir oyun haritası geliştirmek isterse NASA’nın CGI MOON KIT’inden faydalanabilir. En güzel yanıysa bu hizmetin NASA tarafından tamamen ücretsiz bir şekilde sunulması. Siz de ister sanat eserinizde kullanmak için ister Ay yüzeyinde bir gezintiye çıkmak için buraya tıklayarak NASA’nın modellemesine ulaşabilirsiniz.

Bu modelleme, çok yeni bir teknoloji sayılmasa da Dünya dışındaki bir uzay cisminin modellemesinin halkla paylaşılması heyecan verici gözüküyor. Yakın bir gelecekte uzay araştırmaları herkes tarafından erişilebilir bir hale gelebilir. Bugün heyecanla baktığımız Ay yüzeyi turistik bir yer olabilir, onlarca ışık yılı uzaklıktaki bir gezegenin 3D modellemesi NASA tarafından halka açılabilir.

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Otonom Taksi İle Seyahatler Başlıyor

otonom taksi

Uber’in Çin’deki en büyük rakibi olarak gösterilen Didi Chuxing, otonom taksi filosunu hizmete sunmak için çalışmalara başladı. Çin’in ilk büyük ölçekli kendi kendine sürüş taksi hizmeti olmayı hedefleyen Didi, 4. Seviye sürüş araçlarını Şangay’ın Jiading Bölgesi’nde kullanıma sunmaya hazırlanıyor.

Otonom otomobiller, son dönemde sıkça gündeme gelen bir konu. Bu alanda yeni bir gelişme ise Çin’de yaşandı. Otonom taksi filosunu hizmete sunmaya hazırlanan Didi Chuxing, önemli bir aşama kaydetmiş gibi gözüküyor. Şanghay hükümeti de bu konuya olumlu bir şekilde yaklaşıyor. Otonom taksi filosunun test edilmesine izin verildiği geçtiğimiz günlerde şirket CEO’su tarafından duyuruldu. Bu duyuru Şangay Dünya Yapay Zeka Konferansında yapıldı.

Cheng tarafından basına yapılan açıklamada, ¨Teknoloji ancak insanların hayatlarına değer kattığında önemli bir hal alıyor. Sıradan vatandaşlara büyük ölçekli, özerk filolara erişim izni vermenin gelecekteki şehirler için ortak güvenlik, verimlilik ve sürdürülebilirlik hedefimize ulaşmamızın anahtarı olduğuna inanıyoruz.¨ ifadelerini kullandı.

Başlangıçta otomobillerde bir insan şoför de bulunacak. Bu araçların planlamaları da 30 farklı modeli kapsayacak. Bu modellerde Seviye 4 özerk araçlar da bulunuyor. Seviye 4; Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi tarafından tanımlandığı üzere, temelde otomatik sürüş araçları anlamına geliyor. Henüz hiçbir otomobil üreticisi tarafından kamuya açık bir şekilde kullanılmayan bu teknoloji, oldukça heyecan verici özellikler taşıyor. Bu teknolojinin hayata geçişi ile ilgili kesin bir tarih ise henüz açıklanmadı.

İlk otonom taksi Baidu’dan

Didi’nin CEO’su Zhang Bo heyecan veren teknolojik gelişme ile ilgili olarak basına yaptığı açıklamada, ¨Oto-sanayi ortaklarımızla birlikte çalışan DiDi, Çin’de büyük çaplı robo-taksi hizmetini gerçekleştiren ilk iş olma potansiyeline sahip. ” ifadelerini kullandı. Her ne kadar Zhang Bo Didi’yi ilk özerk otonom araç üreticisi olarak tanımlasa da, bu alanda ilk olma unvanı Baidu’ya ait. Kendi kendine sürüş taksi hizmeti için planlarını açıklayan ilk şirket olan Baidu, 2019’un sonunda Changsha’da hizmet vermeyi planlıyor.

Kendi kendine sürüş hizmetlerine yönelik çalışmalar dünyanın dört bir yanında aralıksız devam ediyor. Uber geçtiğimiz aylarda yeni otomatik sürüş arabasını duyurdu. Waymo da bu yolda kararlılıkla ilerleyen şirketler arasında yer alıyor. Son dönemde gerçekleştirdiği çalışmalarda teknoloji gündemini belirleyen Elon Musk’ın Tesla’sı da otonom taksiler için çalışmalar gerçekleştiriyor.

Görülen o ki tüm dünya yakın bir dönemde otonom otomobilleri aktif bir şekilde kullanacak. Yolculuklarımızı bir şoför olmadan tamamladığımız günler uzakta değil.

 

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Robot öğretmenler sınıflardaki yerini alıyor

robot öğretmenler

Eğitim teknolojilerinin hızlı bir şekilde değiştiği bir döneme tanıklık ediyoruz. Kara tahtalar yerini akıllı tahtalara, kitaplar ise tabletlere bırakmak üzere. Hindistan’da yer alan Bangalor şehri ise olayı bir adım ileri taşıyor: Robot öğretmenler

Hindistan’da Karnataka eyâletinin başkenti olan Bangalor, ¨Asya’nın Silikon Vadisi¨ olarak adlandırılıyor. Geçtiğimiz günlerde bir okulda yaşanan gelişme de bu tanımlamayı destekler nitelikte. Robot öğretmenler, Indus International School’da öğrencilere ders vermeye başladı. Resmi kadın kıyafetleri giyen robotlar gerçek öğretmenlerin yerini almasalar da, onları derslerde asiste ediyor ve öğrenciler tarafından sıkça sorulan soruları yanıtlıyorlar.

Indus International School’un yetkili isimlerinden Vignesh Rao konu ile ilgili yaptığı açıklamada “Robotlarımız, her gün beş derste 7-9. Sınıflardaki yaklaşık 300 öğrenciye, sırasıyla dört bölüm halinde ders veriyorlar. Ayrıca onlarla etkileşime girip konular hakkındaki sorulara cevap veriyorlar.” ifadelerini kullandı.

Etkileşimde bulunabilen robotlar, öğrencilerin derslerle ilgili sıkça sordukları soruları cevaplandırmak için programlanmış. Robot öğretmenler Yapay Zeka desteği sayesinde öğrencilerin sorularını cevaplayabiliyor.

Yapay Zeka destekli robotlar 7-9. Sınıflara Biyoloji, Kimya, Coğrafya, Tarih ve Fizik derslerini öğretiyor. Bir öğretmen, öğrenci ve robottan oluşan insan-makine ekibinden oluşan bu sistem ¨İşbirlikçi Öğrenme Modeli¨ olarak tanımlanıyor. Bir ders vermek için sınıfta öğretmen ve robot işbirliği yapıyor.

Projenin de başında yer alan Vignesh Rao, insan öğretmeninin derste konuyla değil, çocuğa odaklanabilmeleri için daha alakalı olmalarını sağlamak amacıyla hayata geçirilen robotların yazılım, donanım ve Yapay Zeka ile tasarlama ve geliştirme sürecinin yaklaşık iki yıl sürdüğünü söylüyor. Her biri 45 kg ağırlığındaki mobil robotları hayata geçiren ekip;  programcılar, içerik geliştiricileri, grafik tasarımcıları ve donanım mühendislerinden oluşuyor.

Robot Öğretmenler Öğrenciler Tarafından Olumlu Karşılandı

Indus Trust İcra Kurulu Başkanı Arjun Ray konu ile ilgili yaptığı açıklamada, ¨Robot öğretmenler, öğrenciler tarafından oldukça olumlu karşılandı. İnsan öğretmen ile robotların işbirliğinin öğrenme sürecini geliştirdiği görüşündeler. Bu sayede insan öğretmen çocuğa daha fazla zaman ayırabiliyor ve eğitimi kişiselleştirebiliyor.¨ ifadelerini kullandı. Türünün ilk örneği olan okul, pilot projeyi diğer derslere de yaymayı ve ölçeğini genişletmeyi hedefliyor. Okul ayrıca insansı robotunun fikri mülkiyetini korumak için uluslararası bir patent başvurusu sürecinde.

Robot öğretmenler ile birlikte eğitim anlayışın da değişeceğini söylemek mümkün. Eğitim ve teknoloji işbirliğinin nasıl sonuçlar doğuracağını ise hep birlikte gözlemleyeceğiz.

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Robot Trafik Polisleri Dönemi

robot trafik polisi

Robot teknolojisinin her geçen gün gelişmesiyle birlikte insan hayatında aldığı roller de artmaya devam ediyor. Robotların hayatımızda aldığı rollere bir güzel örnek daha geçtiğimiz günlerde Çin’den geldi. Kuzey Çin’deki bir şehirde, trafik memurlarına yardımcı olması için üç robot trafik polisi kullanılmaya başlandı.

3 farklı robot trafik polisi, 3 farklı görev

Bu üç robotun da hem görünüşleri hem de işlevleri açısından birbirinden farklı olması dikkat çeken bilgiler arasında. Sarı üniforma ve beyaz şapkalı insan trafik memuru görünümündeki ilk robot “Yol devriye robotu.” Görevi ise yasadışı davranışlarda bulunan sürücüleri belirlemek ve fotoğraflarını çekmek.

İkinci robotun görevi ise sürücüleri tavsiyeler vermek. İstasyonlarda görev alacak olan bu robotlar, sürücülere yol tarifi verebilecek ve trafik kurallarını hatırlatarak tavsiyelerde bulunacak. Aynı zamanda bu robotlar şüpheli bulduğu sürücüleri emniyet ekiplerine bildirerek trafikte maksimum güvenliği sağlamak için gece gündüz çalışacak.

Üçüncü robotun görevi ise kazalarda ortaya çıkabilecek olan kötü sonuçları en aza indirgemek. Kazaları algılayabilen bu robotlar, polislere ve sağlık ekiplerine hızlı bir şekilde bildirimde bulunabilecek. Böylelikle kaza yerine en acil şekilde müdahale edilebilecek. Aynı zamanda yol kenarında diğer sürücülere de kaza gerçekleştiğini bildirecek olan kaza bildirim robotları, kazanın kötü sonuçlarını oldukça azaltabilir.

Güvenlikte Teknolojiyi En Çok Kullanan Ülke Çin

Çin’in güvenlik alanında teknoloji kullanımı, robot trafik polisleriyle birlikte daha da artmış oldu. Daha önce de kaçak suçluları bulmak için yüz tanıma sistemi kullanmaya başlayan ve yeni araçlarda RFID(Radyo Frekanslı Tanımlama) sistemini zorunlu hale getiren ilk ülke olmuştu. Bunlara ek olarak Çin polis memurları yüz tanıma teknolojisine sahip gözlükler kullanmaya başlamıştı. Bu yenilikler güvenlik alanında Çin’in teknolojiye ne kadar önem verdiğini gösteriyor.

Güvenlikte Teknoloji Çağı

Günümüzde her alanda olduğu gibi güvenlik alanında da dijitalleşme dönemi çoktan başlamış durumda. Kamera sistemlerinden yüz tanıma sistemlerine, yapay zeka trafik polislerinden takip sistemlerine kadar her teknoloji güvenlik alanına çoktan entegre olmaya başladı bile. Bu gelişmelerle birlikte her geçen gün gelişen teknoloji hepimize daha güvenli bir dünya sağlayabilir.

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Akıllı Şehirlerde Yaşamaya Hazırlanın

akıllı_şehirler

Bilgisayarlar, telefonlar, televizyonlar… Hayatımızda yer alan tüm makineler yavaş yavaş ¨akıllanıyor¨. Akıllı makinelerin kullanım alanı arttıkça günlük hayatımız da aynı ölçüde kolaylaşıyor. Şimdi ise sıra bu teknolojileri yaşam alanlarımıza entegre ederek düzeni sağlamada; yani ¨Akıllı Şehirler ‘de¨.

Dünya nüfusu gün geçtikçe artıyor. Özellikle yoğun nüfuslu mega şehirlerde yaşanan nüfus artışı, düzenin sağlanması noktasında da çeşitli handikaplar doğurabiliyor. Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal İşler Dairesi’ne göre, dünya nüfusunun yüzde 68’i 2050 yılına kadar şehirlerde yaşayacak. Artan nüfusun düzenini sağlama görevi de Akıllı Şehirlerde saklı.

Geleceğimiz Akıllı Şehirler

Akıllı şehirler; akıllı yönetim, akıllı enerji, akıllı bina, akıllı mobilite, akıllı altyapı, akıllı teknoloji, akıllı sağlık ve akıllı vatandaşlık gibi kavramları içeriyor. Büyük şehirlerde enerji ve su kullanımı, trafik ve ulaşım sistemlerinin yönetilmesi son derece karmaşık bir hal alabiliyor. Bu sebeple ¨akıllı şehirler¨ geleceğin düzen mekanizmasını oluşturacak gibi gözüküyor. Bu faktörlerin ideal kullanımına olanak sağlayan akıllı şehirler, şu anda dünyanın birçok noktasında hayata geçmiş durumda.

Şu anda dünya genelinde 10 milyondan fazla nüfusu olan 29 şehir bulunuyor. Bu şehirler dünya enerjisinin yüzde 60 ila 80’ini kullanıyor. Tek başına aydınlatma, dünyadaki elektrik tüketiminin yüzde 19’unu oluşturuyor. Bu kadar çok insanın yönetilmesi için de şehirlerin ¨daha akıllı¨ olması gerekiyor. Şehirlerin daha akıllı bir hal alabilmesinde Nesnelerin İnterneti (IoT) kilit bir rol üstlenecek. Nesnelerin İnterneti veri toplamak, varlıkları ve kaynakları verimli bir şekilde yönetmek için aktif bir şekilde kullanılacak.

Akıllı şehir teknolojileri, Amsterdam, Barselona, Madrid, Stockholm, New York, Kopenhag gibi şehirlerde kullanıma geçmiş durumda. Aslında bu kavram yeni gibi gözükse de 10 yıllık bir geçmişi bulunuyor. Örneğin, ¨The Amsterdam Smart City¨ girişimi 2009’da başladı ve şu anda hükümet, şehir sakinleri ve işletmeler tarafından ortaklaşa geliştirilen 170’in üzerinde projeyi içeriyor. Projeler birbirine bağlı bir platformda kablosuz cihazlarda yürütülüyor ve şehrin gerçek zamanlı karar alma yeteneğini geliştiriyor.

Amsterdam’da gerçekleşen bu projenin hedefi trafiği azaltmak, enerji tasarrufu sağlamak ve kamu güvenliğini artırmak. Bu amaçla bazı evlere enerji tüketimini azaltmaya teşvik eden akıllı enerji sayaçları sağlandı. Akıllı trafik sensörleri de sürücüleri şehrin mevcut trafik koşullarına karşı uyarıyor ve en iyi rotaları belirliyor.

Aynı şekilde Barselona da bu sistemi benimsemiş durumda. Barselona’da geliştirilen yeni otobüs ağı, trafik akışının bir analizine dayanıyor. Akıllı trafik ışıklarının kullanımı otobüs güzergahlarındaki yeşil ışık sayısını en üst seviyeye çıkarıyor. Barselona ve Amsterdam sadece iki örnek. Akıllı Şehirler tüm dünyada öne çıkan bir kavram ve giderek daha da yayılması bekleniyor. Bu sayede şehirlerin yönetilmesi kolaylaşacak ve daha iyi şartlara sahip olacağız. Akıllı Şehirlerde yaşamak hepimiz için heyecan verici bir deneyim olacak.

 

 

 

 

 

 

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Sürücüsüz Bisiklet İle Tanışın

Sürücüsüz Bisiklet

Son dönemde otonom araçların yükselişine hep birlikte tanıklık ettik. Bu teknolojinin önümüzdeki döneme damgasını vuracağını söylemek mümkün. Sürücüsüz otomobillerle ilgili haberleri sıklıkla okuduğumuz bu dönemde yeni bir otonom araç ile karşı karşıyayız: Sürücüsüz Bisiklet

Yapay Zeka teknolojisi hayatımızda önemli değişikliklere ön ayak olmaya devam ediyor. Son dönemde üretilen sürücüsüz bisiklet de Yapay Zeka desteğine sahip. Kendi başına ayakta durabilen ve hareket edebilen bisiklet, otomatik olarak engellerin etrafında dönebiliyor. Sürücüsüz Bisiklet’in bir diğer özelliği ise manevra kabiliyeti. Hızlanmak, yavaşlamak ve sola ya da sağa dönmek için verilen komutlara yanıt verebilen bisiklet, sürücülere ilginç deneyimler yaşatacak gibi gözüküyor.

Sürücüsüz Bisiklet, Pekin’deki Tsinghua Üniversitesi’ndeki araştırmacılar tarafından geliştirildi. Bisikletin arka tekerleği üzerine monte edilmiş küçük bir Yapay Zeka çipi, tüm bu özelliklerin kullanılmasını sağlıyor.

Bu teknoloji üç yıl öncesine kadar bir şaka malzemesi olarak kullanılıyordu. 1 Nisan için bir video hazırlayan Google, kendi kendini süren bir bisiklet yarattığını öne sürmüştü. Bugün ise Sürücüsüz Bisiklet projesi hayata geçmiş durumda. Bu örnek de teknolojinin hızlı gelişiminin güzel bir örneği olarak karşımıza çıkıyor.

Bu teknoloji üzerine çalışmalar gerçekleştiren Çinli araştırmacılar, bisikletin dik durmasını sağlayacak stabiliteyi ölçmek için bir jiroskop ve yolundaki engelleri tespit etmek için bir kamera kullanıyor. Bunun yanı sıra kullanılan mikrofon ile sürücüden gelen ses komutları alınıyor ve bir hız sensörü ne kadar hızlı gittiğini tespit edebiliyor.

Dengeyi kontrol edebiliyor ve direksiyon hakimiyeti sağlıyor

Mühendislik ve Teknoloji Enstitüsü İletişim Politikası Paneli başkanı Profesör Will Stewart yeni teknoloji ile ilgili yaptığı açıklamada, “Bu, çok amaçlı programlanabilir Yapay Zeka çipinin büyüleyici bir örneği. Dengeyi kontrol edebiliyor, bisikletin önündeki engelleri algılayabiliyor ve aynı zamanda direksiyon hakimiyetini sağlayabiliyor. Sürücüsüz Bisiklet, Yapay Zeka’nın günlük yaşamlarımız için daha faydalı olmasını sağlamak için atılmış bir adım. ¨ ifadelerini kullandı.

Geliştirilen Yapay Zeka çipi, Çin’in kendi çip tasarım yeteneklerini geliştirmekte kaydettiği ilerlemenin ipuçlarını da gözler önüne seriyor. Bu alanda yaşanan gelişimlerin hızı göz önünde bulundurulduğunda önümüzdeki dönemde Yapay Zeka ile ilgili daha çok haber duyacağımızı söyleyebiliriz.

Devamını Oku