close

Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Yeni nesil akıllı lens

akıllı lens

Kaliforniya merkezli Mojo Vision şirketi dünyanın ¨ilk gerçek akıllı kontak lens¨ projesinin ayrıntılarını paylaştı. Henüz geliştirme aşamasında olan bu proje önümüzdeki döneme damga vuracak özelliklere sahip. İşte Mojo akıllı lens hakkında bilmeniz gerekenler…

Akıllı lensler, Mojo Vision’un 5 yıldır üzerine çalıştığı bir proje. Şirket bu konuda ince eleyip sık dokuyor ve değişim yaratacak bir ürün çıkarmaya uğraşıyor. Şirketin kurmay kadrosu daha önce Apple, Google, Amazon ve Microsoft gibi dünyaca ünlü firmalarda çalışmış isimlerden oluşuyor. Ekip, bu teknolojiyle beraber önemli bir değişim yaratmaya hazırlanıyor. Peki ama akıllı lensler ile ilgili beklentimiz ne olmalı?

Çok önemli bir toplantı sırasında telefonunuzun çaldığını düşünün. Kimin aradığını merak ediyorsunuz fakat cebinizden telefonu çıkartıp bakmak toplantının havasını bozabilir. İşte akıllı lensler bu problemi ortadan kaldırabiliyor. Böyle bir durumda yapmanız gereken tek şey gözünüzün köşesine doğru bakmak olacak. Bu sayede ara yüz aktif olacak ve arayan kişinin kim olduğunu rahat bir şekilde görebileceksiniz. Aynı durum saatinize bakmak istediğiniz durumlarda da geçerli olacak.

Kontakt lens takmaktan bir farkı olmayacak

Objektif tam olarak korneada yer alacak ve normal kontakt lens takmaktan bir farkı olmayacak. Retina üzerindeki gerekli hesaplamaları yapan ekip, ürünün güvenlik standartlarında olduğunu söylüyor. Geliştirme aşamasında olan teknoloji hakkında açıklamada bulunan Mojo Vision’ın kurucu ortağı ve baş teknoloji sorumlusu Mike Wiemer, ¨Kendiniz gibi olmanıza ve kendiniz gibi görünmenize yardımcı olacak bir teknoloji yaratmak istiyoruz.¨ ifadelerini kullandı.

Akıllı kontak lens üretimi oldukça karmaşık bir iş olarak gözüküyor. Alphabet bile bu konudaki denemelerinde büyük zorluklar yaşadı ve akıllı lens birimine yeni bir anlayış getirmek durumunda kaldı. Bu özel teknoloji için doğru sensörlerin doğru boyutlarda yapılması gerekiyor. Bunun yanı sıra her şeyi çalıştıracak bir güce ve ekran sensörüne de ihtiyaç duyuluyor. Bu sensörler, özel kablosuz radyolardan göz izleme ve görüntü sabitleme için hareket sensörlerine kadar çeşitlilik gösterebiliyor.

Mojo Vision, üretilecek bu akıllı lensin ¨şimdiye kadar yapılmış en küçük ve en yoğun ekran¨ olduğunu söylüyor. Şu aşamada mercek bileğe takılan bir giyilebilir cihazdan güç alıyor. Fakat önümüzdeki dönemde bu noktada bir değişiklik de yapılabilir.

Mojo Vision, ürününü hem tüketiciler hem de işletmeler için hazırladığını söylüyor. Ancak öncelik görme problemi yaşayan insanlar. Şirket Kaliforniya, Palo Alto’da Görme Engelliler Merkezi ile ortaklık yürütüyor. Şirket ayrıca düzenlemeler noktasında da FDA uzmanlarıyla birlikte çalışıyor.

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

CES 2020’de neler yaşandı?

ces 2020

7 Ocak’ta Las Vegas’ta gerçekleşen Tüketici Elektroniği Fuarı’nda (CES) teknoloji üreticileri yeni teknolojilerini tanıtmak için birbiriyle yarıştı. Bu yılki fuara damgasını ise yapay zeka teknolojileri ve otonom araçlar vurdu. İşte büyük ve küçük ev aletlerinden ses teknolojilerine, akıllı ev teknolojilerinden sanal gerçeklik cihazlarına ve otomobillere kadar birçok alanda yepyeni ürünlerin tanıtıldığı CES 2020 sahnesinde öne çıkanlar.

Arıkovanı’nda fonlanan projeler CES’te!

Arıkovanı’nda fonlanan ve kısa sürede başarıya ulaşan Minis, CES’te boy gösterdi. Elektrik akımındaki gerilimlerin anlık değişimlerini görebilmemizi sağlayan Osiloskop isimli bir cihaz olan Minis, dünyanın en küçük osiloskopu olma özelliği taşıyor.Endüstri 4.0 teknolojisiyle cep boya ve mobil çalışabilir hale gelen Minis, bağladığınız telefon, tablet ya da bilgisayarınızı kullanarak daha pratik bir şekilde ölçüm yapabilmenizi sağlıyor. Buraya tıklayarak Minis hakkında daha fazla bilgi alabilirsiniz.

Arıkovanı’nda fonlanan ve CES’te yerini alan bir diğer girişim ise Smart Mimic. Akıllı ve çok fonksiyonlu bir güvenlik sistemi olan Smart Mimic, mobil cihazınızla entegre olarak maksimum güvenliği sağlayabiliyor. Evinizin güvenliği sağlamasına ek olarak, yangın detektörü ve bisiklet güvenliği görevi üstelenen Smart Mimic, Arıkovanı’nda kitlesel fonlama kampanyasına başlayarak kısa sürede başarıya ulaşmıştı. Buraya tıklayarak Smart Mimic hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.

Yerli otomobil sahnede

CES 2020 sahnesinde bu yıl Türkiye’nin yerli otomobil girişimi TOGG da vardı. “Let’s Co Create a New Era of Mobility” (Geleceğin Mobilite Çağını Birlikte Tasarlayalım) temalı oturumda aracı tanıtan TOGG CEO’su Gürcan Karakaş, Türkiye otomotiv endüstrisinin mobilite ekosistemine nasıl dönüşeceğini aktardı.

Türkiye’nin çok uzun yıllardan sonra üreteceği ilk otomobil olan TOGG, C-SUV modelinin teknik özellikleriyle dikkat çekiyor. İlk doğuştan elektrikli ve sıfır emisyonlu SUV modeli olan otomobil, sınıfının en uzun aks mesafesi, en geniş iç hacmi ve en iyi hızlanma performansıyla dikkat çekiyor.

Uçan taksi Bell Nexus 4EX

Teknoloji üretici Bell, CES 2020’de Nexus hava taksisinin yeni versiyonunu tanıttı. Eski modellerinden daha uzun kanatlar kullanan 4EX’in diğer araçlardan en büyük farkı ise tamamen elektrikli olması. 7 ton ağırlığında Nexus 4EX, 5 yolcuyla birlikte 95 km/saat hızında yaklaşık 95 km mesafe kat edebilecek. Ar-ge çalışmalarına devam ettiklerini belirten Bell CEO’su odak noktalarında güvenlik ve düşük maliyet olduğunu belirtti.

Mercedes-Benz Vision AVTR tasarımıyla dikkat çekti

470 beygir gücünde ve tek şarjla 700 km yol alabilen Vision, direksiyonsuz tasarımıyla dikkat çekiyor. Mercedes yetkilileri tarafından biyometrik sensörleri aracılığıyla sürücüyle bağ kurabildiği aktarılan araç, direksiyon yerine kullanılacak olan orta konsolu ve aydınlatma sistemleriyle CES 2020’de ilgi odağı olmayı başardı. Araç şimdilik konsept olarak tanıtılsa da fütüristik görünümüyle gelecek için heyecanlandırıyor.

LG’nin robotik mutfağı

Fuarın ilgi odağı teknolojilerinden bir diğeriyse LG tarafından üretilen konsept robotlardı. Yemek pişirebilen, servis ve temizlik yapabilen bu robotlardan oluşan fütüristik restoran ise kullanıcıların ziyaretine açıldı. Aynı zamanda CLOİ ismi verilen restoranda ziyaretçiler ThinQ isimli uygulamayla uzaktan rezervasyon yapabiliyor, akıllı telefon ve akıllı TV aracılığıyla menüye göz atabiliyor.

Samsung’un mini tarayıcısı Hyler

C-Lab programı çerçevesinde yenilikçi teknolojilerini CES 2020’de tanıtan Samsung’un, dikkat çeken ürünlerin biri fosforlu kaleme benzeyen Hyler’dı. Hyler’ın fosforlu kalemden farkı ise analog metinleri dijitale çevirebilmesi. Kitap, gazete gibi basılı materyalin üstündeki metinleri tarayarak hızlı bir şekilde dijitale aktarabilen Hyler, bu metinleri taramakla kalmayıp anlamını da araştırabiliyor. Samsung yetkilileri benzersiz patenti sayesinde Hyler ile aynı görevi yapan cihazlardan %50 daha iyi performans gösterdiğini belirtiyor.

 

CES 2020’de en çok dikkat çekmeyi başaran teknolojiler bunlardı. Hangilerinin hayatımıza gireceği, hangilerininse fuardan çıkamayacağını zaman gösterecek.

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Ayaklı teslimat robotları satışa sunuldu

teslimat robotları

ABD merkezli girişim Agility Robotics tarafından üretilen, birebir insan boyutundaki ve insan şeklindeki Digit isimli teslimat robotlarının üretilen ilk iki tanesi otomobil üreticisi Ford tarafından satın alındı. Lazer algılayıcıları ve sensörleri sayesinde yarı-özerk olarak hareket edebilen teslimat robotları, 18 kilograma kadar yük kaldırabiliyor.

Üreticisi Agility Robotics’e göre Digit; lojistik, depolama ve birçok endüstride insana alternatif olarak kullanılabilir. En verimli nerede kullanılabileceğini ise sahiplerinin deneyimleri belirleyecek. Zira otonom ve insan görünümdeki robotlar, son yıllarda kendilerini önemli ölçüde geliştirse de henüz bir insanı ikame edecek seviyede olduğunu söylemek mümkün olmaz.

Gelişime oldukça açık bir robot ürettiklerini belirten şirketin CEO’su Shelton: “İç mekan lojistiği, depo-stok işleri, konteyner işleri gibi her alanda kullanılabilir. İleri vadede ise fabrikalarda denetimi sağlayabilecek, belki de şehir altyapısının kontrollerini sağlayabilecek hale gelebilecek.” Şeklinde belirtiyor.

Kesinlikle silahlanmayacak

“Robotlarınız polis olarak veya orduda kullanılabilecek mi?” sorusuna net bir cevap veren Agility Robotics CEO’su: “Belki bir gün rozetiyle denetim yaparken görebiliriz ancak Digit kesinlikle silahlanmayacak. Müşterilerimize robotumuzu tamamen silahsız işlevler için satacağız ve yaralayıcı ya da yaralayıcı olmayan bir silaha sahip olmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz.” diyerek son noktayı koyuyor.

Digit’in yeteneklerini test etmek içinse “Teslimat” oldukça iyi bir başlangıç gibi görünüyor. İlk müşterilerinden biri olan Ford da bir araştırma programı için satın almıştı. Kendi ürettikleri otonom kamyonetlerin arkasına paketleri yerleştirerek alıcılara teslim edecek olan robotlar, böylelikle Ford’un araştırma programının bir parçası olacak.

Ford’un baş teknoloji sorumlusu Ken Washington, Digit gibi robotların gelecekte müşterileri için daha sağlıklı ve verimli teslimatlar yapabileceğini söylüyor. Agility Robotics ile çalışmalarının kendilerine çok şey kattığını belirten Ken, bu teslimat robotları ile birlikte teknolojik araştırmalarını artık daha da hızlı ilerleyeceğini aktardı.

2020’de sadece 20 adet üretilecek

Agility robotics, Digit modelinden şimdiye dek sadece 6 adet üretti ve 2020 yılında toplamda 20-30 adet üretecek. 2021 yılında ise hedefleri bu rakamı iki katına çıkarmak. Üretim sayıları bu kadar düşük olsa da iki ayaklı robotların ticari satışta olması önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilebilir. İnsanların bulunduğu karmaşık ve öngörülemeyen çalışma ortamlarında robotların ne kadar verimli olabileceğini ise zaman gösterecek.

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

2020’de yaşanması beklenen 5 teknolojik gelişme

teknolojik gelişme

2019 yılı teknoloji dünyası için oldukça hareketli geçti. Testler, deneyler, fütürist teknolojiler ve çok daha fazlasına tanıklık ettik. Hal böyle olunca 2020 yılına yönelik beklentiler de yükseldi. Teknolojinin hızla geliştiğini de düşünürsek 2020 yılında hepimizi şaşırtacak teknolojileri deneyimleyebiliriz. İşte 2020 yılında yaşanacak 5 teknolojik gelişme.

5G 2020’ye damgasını vurabilir

Artan bant genişliği, daha basit bir kurulum işlemiyle daha yüksek internet hızları sağlayacak. Ayrıca 5G ağları drone ve sürücüsüz araçların kullanımını kolaylaştıracak, fütüristik, akıllı şehirler için önemli bir altyapı sağlayacak ve araçların diğer akıllı araçlarla hızlı iletişim kurmalarına yardımcı olacak.

5G telefon satışları 2019’da oldukça sınırlı sayıda gerçekleşti. Yüksek fiyatlar ve sınırlı ağ kullanılabilirliği tüketicilerin satın alma hakkında temkinli davranmalarına yol açtı. Ağ kapsama alanı geliştikçe ve Apple (AAPL), Samsung gibi firmaların 5G telsizli amiral gemisi telefonlarını piyasaya sürmesiyle birlikte 2020 çok farklı olabilir. Xiaomi gibi firmaların orta segment için ürettiği telefonlar da bu yayılımı hızlandırabilir. 

Akıllı hoparlörlerde reklam dönemi

Amazon ve Google akıllı hoparlör piyasasına hakim olmuş durumda. Fakat bu iki dev firma bu başarıyı yakalarken bu teknolojik gelişme karşısında bir takım ödünler verdi. Agresif fiyat indirimleri ulaşılan kişi sayılarını artırsa da iki şirketin de önemli bir gelir elde edememesine yol açtı. Bu cihazların ücretli hizmetlerinin de bulunmaması diğer bir dezavantaj olarak görülüyor. Peki bu iki firma bu politika ile neyi hedefliyor? Aslında bu sorunun cevabı ¨reklam gelirleri¨. Amazon, Alexa’yı bir perakende kanalı olarak kullanmayı uzun zamandır denedi ama gerçekten önemli paralar kazanmanın tek yolu reklam gelirlerinden faydalanmak. Bu sebeple 2020 yılında akıllı hoparlörlerde reklamlar duyabiliriz.

Kripto paralar etkili olabilir

Yapılan araştırmalara göre 2025 yılına kadar, akıllı telefonu olan ancak banka hesabı olmayan kişilerin yüzde 50’si mobil olarak erişilebilen bir kripto para birimi hesabı kullanacak. Büyük çevrimiçi pazarlar ve sosyal medya platformları, 2020’nin sonuna kadar kripto para birimi ödemelerini destekleyecek. 2025 yılına kadar dünya çapında banka hesabı kullanmayan vatandaşların en az yarısı, bu yeni mobil özellikli kripto para hesap hizmetlerini kullanacak. Bu verilere bakılırsa 2020 yılında yine kripto para konuşacağız.

Yapay zeka gelişmeye devam edecek

2020’de Yapay Zeka’nın ilerlemesi üç tema üzerinden gerçekleşecek: otomasyon, doğal dil işleme (NLP) ve güvenlik. Genel olarak, yapay zeka sistemlerinin veri bilimcileri, işletmeler ve tüketiciler için otomasyon yoluyla daha hızlı ve daha kolay çalıştığını göreceğiz. Doğal dil işleme, yapay zeka sistemlerinin günlük dili kullanarak sohbet etmesini, tartışmasını ve sorunlarını çözmesini sağlamada önemli bir rol oynayacak. Ve bu ilerlemelerin her birinde, açıklanabilirlikten önyargı algılamaya kadar çeşitli araçlar aracılığıyla yapay zeka verilerinin yönetimi için daha şeffaf ve hesap verebilir uygulamaların ortaya çıkacağına tanıklık edeceğiz.

Sanal gerçeklik çıkışa geçecek

İşletmeler son yıllarda sanal ve artırılmış gerçeklik uygulamalarını deniyor, ancak teknolojinin tam potansiyelini görmeye henüz yeni başlıyoruz. 2020 yılında da tüketici ve işletmelere fayda sağlayacak yeni kullanım örneklerinin ortaya çıkması bekleniyor. Bunun dışında tıp alanında artırılmış gerçeklik ile cerrahi asistanlar gibi yenilikleri de deneyimleyebiliriz. Bu teknik kullanımların önümüzdeki yıl mekanik, petrol/gaz ve fabrika işlerini de kapsaması bekleniyor.

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Otonom helikopter İlk uçuşunu gerçekleştirdi

otonom helikopter

Otonom araç dünyasında farklı bir yaklaşımla karşımıza çıkan Skyryse, California merkezli bir havacılık girişiminde bulunuyor. Skyryse, yeni bir hava aracı üretmek yerine mevcut helikopterlere otonom uçuş kabiliyeti kazandıran bir girişim üzerine çalışıyor. Luna ismini verdikleri otonom helikopter için Amerikan Havacılık Dairesi (FAA)’den izinlerini alarak uçuş platformunu test ettiler.

Skyryse Flight Stack, helikoptere entegre edilen sistemle helikopteri otonom olarak uçurdu. Denetim altında olan helikopter havalandırıldı ve kısa bir uçuşun ardından başarı ile iniş yaptı.

OTONOM UÇUŞ YAZILIMI ENTEGRE EDİLDİ

Modifiye edilen Robinson R-44 marka helikoptere entegre edilen otonom uçuş sistemi, yapılan testler ve onayların ardından zamanla yaygınlaşabilir hatta bir standart haline gelebilir. Bu yenilik hava taşımacılığında devrim yaratabilir. Sistem yeni bir donanım yatırımı yapılmadan da pilotlu helikopterlere entegre edilebilir olmasından dolayı otonom araç dünyasındaki gelişmelerde önem arz ediyor.

Bu özellik sayesinde helikopterler, pilotlardan ve onların çalışma saati gibi psikolojik veya fiziksel unsurlarından bağımsız olarak uçuş gerçekleştirebilecekler. Şirket bu teknolojinin acil durumlarda iniş kalkışı da gerçekleştirebildiğini belirtiyor.

Skyryse girişim yaptığı bu alanda ciddi rakiplere sahip. Ticari uçak üreticileri olan Airbus ve Boeing, kendi girişimleri olan hava taksi projeleri üzerinde çalışıyorlar. Öte yandan, diğer helikopter üretici firmalarından biri olan Skorsky’nin de SARA (Sikorsky Autonomy Research Aircraft) isimli bir projesi bulunuyor. Otonom araçların dünya teknoloji gündemini oldukça meşgul ettiği bugünlerde, birden fazla teknoloji üreticinin yaptığı otonom helikopter çalışmalar heyecan verici.

Hava taşımacılığı anlamında büyük bir adım attıklarını belirten Skyryse kurucusu ve CEO’su Mark Gorden, geliştirdikleri yazılım kapasitesinin çok önemli olduğuna vurgu yapıyor. Pilotlar için çok büyük bir alternatif oluşturan bu yazılım, havacılık alanında oldukça uzmanlık sahibi bir ekip tarafından geliştirilerek ortaya çıkarıldı.

Skyryse, otonom uçuş yazılımının pilotlara göre daha verimli ve güvenli bir uçuş gerçekleştirebileceğini söylüyor. Otonom helikopterleri şehirlerde görevli hale getirebilmek bundan sonraki sürecin önemli aşaması olacak. Otonom otomobiller konusunda bile regülasyonların tartışıldığı bugünlerde, otonom bir helikopterin hayata geçmesi zaman alabilir.

 

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Elektrikli Uçak İlk Uçuşunu Gerçekleştirdi

elektrikli uçak

Elektrikli araçların yükselişe geçtiği bir döneme şahitlik ediyoruz. Her gün bu konuda yeni bir gelişme yaşanıyor ve durum böyle olunca ilkler de ardı ardına geliyor. Geçtiğimiz günlerde Kanada, Vancouver’da da bu konuda bir ilk yaşandı. Ticari kullanım için üretilen elektrikli uçak ilk uçuşunu gerçekleştirdi ve tarihe geçti.

Kanada, Vancouver geçtiğimiz günlerde tarihi bir olaya şahitlik etti. Yılda yarım milyon yolcu taşıyan bir filoyu işleten Harbour Air, MagniX tarafından 15 dakika boyunca Fraser Nehri boyunca elektrikli deniz uçağını uçurdu. Bu uçuşta kullanılan uçak, ticari kullanım için inşa edilen ilk elektrikli uçak olarak tarihe geçti. Konu hakkında konuşan Harbour Air ve magniX yetkilileri, “Bu tarihi uçuş, havacılıkta üçüncü çağın başladığını, yani elektrik çağını işaret ediyor” ifadelerini kullandı.

Elektrikli uçaklar yeni bir dönemin başlangıcı olabilir

Elektrikli uçaklar, yeni bir dönemin başladığını işaret ediyor ve pek çok yenilik vadediyor. Düşük işletme maliyetleri ve sıfır emisyon elektrikli araçların en önemli avantajları arasında yer alıyor. Buna karşın otomobil ve trenlerden çok daha büyük bir mühendislik zorluğu olduğu da bir gerçek. Bir elektrikli uçağın uçuşa geçmesi ve uçuşunu sürdürebilmesi için büyük piller ve motorlar gerekmektedir.

Harbour Air, nihai hedefinin 40’tan fazla deniz uçağı filosunun elektrifikasyonunu gerçekleştirmek amacıyla daha fazla uçağı dönüştürmek olduğunu açıkladı. Havayolu, bunun iki yıla kadar sürebileceği belirtiyor. Şu anda geliştirilen uçağın pilleri 100 mil ile sınırlı olduğu için uçakların menzili ile ilgili olarak üstesinden gelinmesi gereken bir takım konular var.

MagniX’in CEO’su Roei Ganzarski konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Henüz istediğimiz aralığa ulaşmış değiliz. Fakat geldiğimiz nokta bile bu devrimi başlatmak için yeterli.¨ dedi.

Evet, ticari kullanım için üretilen elektrikli uçak ilk uçuşunu gerçekleştirdi ve yaşanan bu heyecan verici gelişmenin ardından elektrik destekli uçuşlardaki menzil sınırlamalarının aşılması bekleniyor. Ticari olmayan bir elektrik uçağı, Atlantik ve Pasifik Okyanuslarını 2017’de dünya turu gezisinin bir parçası olarak geçmişti. Geçtiğimiz günlerde Kanada, Vancouver’da ticari amaçlı bir elektrikli uçağın bir ilke imza atması önümüzdeki dönem için heyecan verici bir gelişme olarak değerlendirilebilir.

 

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Girişimcilikte yapay zeka dönemi

Girişimcilikte yapay zeka dönemi

Yapay zeka son yıllarda en hızlı büyüyen teknolojilerden biri olarak gösteriliyor. Dil anlayışı, muhakeme, öğrenme, problem çözme gibi özellikleri bulunan yapay zeka, insan zekasıyla ilişkilendiriliyor. Böylesine önemli bir konuma sahip olan yapay zeka, piyasadaki yeni nesil yazılım teknolojilerinin çekirdeğinde yer alıyor. Google, IBM, Microsoft ve diğer önde gelen şirketler yapay zeka teknolojileri konusunda önemli yatırımlar yapıyor. Yapay zekanın bu yükselişi girişimcilik alanında da karşılık bulmuş durumda. 2020 yılı girişimcilikte yapay zeka dönemi olabilir.

Yapay zeka hızlı bir şekilde yükseliyor

Yapay zekanın bu denli hızlı bir şekilde yükselmesi girişimciler ve yatırımcıları da bu alana yöneltti. Tüm yıl boyunca yapay zeka üzerine start up oluşumları ve girişim haberleri okuduk. Büyük miktarda veriyi analiz etmek ve yorumlamak için artan talep, yapay zeka endüstrisi çözümlerinin gerekliliğini de artırdı. Ayrıca, daha güvenilir bulut bilişim altyapılarının geliştirilmesi ve dinamik yapay zeka çözümlerinde iyileştirmeler, yapay zeka pazarının büyüme potansiyeli üzerinde güçlü bir etki yarattı.

2020’de de bu alana yönelik girişimlerin artması, insanların yapay zeka eğitimi ve veri üretimi alanlarına yoğunlaşması bekleniyor. Önümüzdeki yıl, işletmelerin planlama sürecinden son kullanıcıya kadar pek çok alanda yapay zekâdan faydalanılacak. Bu teknolojinin yaratacağı etki sektörde de merakla bekleniyor.

Yapay zeka, bir işletme olmanın anlamını yeniden tanımlamış durumda. Hızla gelişen yapay zeka yeteneği, zihinlere yerleşen klasik işletme anlayışını her yönüyle değiştirdi. Görülen o ki artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ve yapay zekanın girişimcilik üzerindeki etkisi gün geçtikçe artarak devam edecek.

Ar-Ge projeleri, müşteri hizmetleri, finans, muhasebe ve bilgi işlem alanlarında, işletmeler arasında deneysel ve uygulamalı yapay zeka teknolojisine hızlı bir geçiş söz konusu. Kuşkusuz ki her işletme, tedarik zincirlerini düzene sokmak için akıllı karar vermek adına, bu teknolojiden faydalanacak. Kurumsal yapay zeka talebi arttıkça, hizmet olarak yapay zekanın yükselişi de artacak.

Yapay zeka girişimciliğin potansiyeli 2020’de kurumsal ekosistemi birçok yönden dönüştürebilir. Karar verme sürecinden tedarik zinciri istihbaratına ve izleme yeteneklerine, iş süreçlerinin otomasyonuna kadar, yapay zeka tüm kurumsal ekosistemini değiştirebilir. Girişimcilikte yapay zeka dönemi başladı, bu dönemin neler getireceğini ise hep birlikte göreceğiz.

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Cybertruck 250.000 ön sipariş aldı

cybertruck

Geçtiğimiz hafta Elon Musk’ın lansmanını yaptığı Tesla’nın yeni otomobili Cybertruck, 250.000 ön sipariş rakamına ulaştı. Fütürist tasarımıyla dikkat çeken Cybertruck’ın bu kadar yüksek sayıda ön sipariş almasının sebebinin ise depozito ücretinin 100 Dolar olması olarak gösteriliyor. 3 yıl önce Tesla, model 3 lansmanını yaptığında, henüz ilk haftasında 325.000 ön sipariş almıştı. Cybertruck’ın, Model 3’ün rekorunu geçip geçemeyeceğini ise zaman gösterecek.

Kaliforniya Hawthorne’daki Tesla Tasarım Merkezi’nde gerçekleşen Cybertruck lansmanı oldukça ilginç anlara sahne olmuştu. Cybertruck’ın camlarının kırılmaz olduğunu gösterebilmek adına seyirciler önünde gerçekleştirilen testte, aracın camları taş atılarak kırılmıştı. Bu anlar sosyal medyada binlerce kişi tarafından dalga geçilerek karşılansa da 250.000 ön sipariş alması aracın büyük beğeni topladığını gösteriyor. Bu ön sipariş sayısıyla Tesla, henüz seri üretime geçmeden 25 milyon dolar gelir elde etmiş oldu. Araç satışa hazır olduğundaysa fiyat aralığı 39.900-69.000 aralığında olacak.

Tesla, Cybertruck’ın üç çeşidi olacağını açıkladı. Tek motorlu ve arkadan çekişli bir model olan en ucuz model 39.900 dolara mal olacak. Çift motorlu AWD modelinin fiyatı ise 49,900 Dolar. Üçüncü versiyonda ise üç elektrikli motor ve dört tekerlekten çekiş, 14.000 pound çekme kapasitesi ve 500 milden daha uzun batarya menzili olacak. “Tri motor” olarak bilinen bu sürüm 69.900 Dolar olarak fiyatlandırılmış durumda.

İlginç tasarımıyla otomobil anlayışını bir boyut ileri taşıyan Cybertruck, araç içindeki 17 inç etkileşimli ekranıyla dikkat çekiyor. Lansman sırasında Elon Musk ve Tesla’nın sürprizleri Cybertruck ile sınırlı değildi. Etkinlik sırasında ¨bir şey daha var¨ diyerek izleyenleri heyecanlandıran Musk, bir ATV’yi sahneye çıkarttı ve seyircilerden büyük alkış aldı.

Farklı bir bakış

Performansı hakkında elimizde henüz net veriler olmasa da Cybertruck’ın tasarımı ile farklı bir yerde durduğunu söylemek mümkün. Önümüzdeki yıllarda kullanıma çıkacak bu cyberpunk tasarımlı kamyonetin trafikte neleri değiştireceğini ise merak konusu.

Elon Musk’ın otomobil dünyasına farklı bir bakış açısı getirmesi, elektrikli otomobilleri teknolojinin daima gündeminde tutması ilham verici bulunabilir. Ayrıca henüz üretime geçmeden 25 milyon dolar gibi bir fon yaratması girişimciler açısından umut verici olduğunu söylemek mümkün.

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Artırılmış Gerçeklik ve Sanal Gerçeklik müşteri deneyimini farklı bir boyuta taşıyor

Artırılmış gerçeklik

Gelişen teknoloji ile birlikte hayat rutinlerimizde de belli değişimler yaşanıyor. Son 10 yılı göz önünde bulundurduğumuzda teknolojiye hızlı bir entegrasyonun olduğunu söyleyebiliriz. Bu dönemde ortaya çıkan Artırılmış Gerçeklik ve Sanal Gerçeklik de bazı mesleklerde ezberleri bozdu ve müşteri deneyimini farklı boyutlara taşıdı. 

Artırılmış Gerçeklik, son yılların trend teknolojileri arasında yer alıyor. Artırılmış Gerçekliği bu denli popüler hale getiren olay ise Pokemon Go’nun yakaladığı inanılmaz başarı oldu. Sadece altı ayda 600 Milyon uygulama indirmesine ulaşan Pokemon Go, tüketiciler ve işletmeler için önemli bir referans kaynağı oldu. 

Sanal Gerçeklik, bir kullanıcıyı tamamen yeni bir dünyaya sürüklüyor. Artırılmış Gerçeklik ise mevcut dünyadaki yeni nesneleri ve gerçekleri üst üste bindiriyor. Her iki teknolojide de kullanıcı gerçek ile olası gerçeklik arasındaki muallak alanda konumlanıyor. Gerçeklik algısının manipüle edilmesi esasına dayanan bu iki teknoloji, kuruluşlar tarafından da sıklıkla kullanılıyor. Pek çok etkinlik ve kampanyada oyun ya da yarışma amaçlı kullanılan teknolojiler, bir pazarlama tekniği olarak da kullanılıyor.

Deneyimleme fırsatı yaratmak

Müşterilere bir ürün ya da hizmeti önceden deneyimleme fırsatı yaratmak, satış kazanmak için yapılan klasik bir taktik olarak değerlendirilebilir. Artırılmış Gerçeklik ve Sanal Gerçeklik, bu klasikleşen yöntemin kullanımında yeni boyutlar açmış durumda. Artık müşteriler ürüne ye da hizmete sahip olmadan önce ürünleri kullanabiliyor ve getirilerini önceden saptayabiliyor. Bu yönteme en iyi örneklerden biri Ikea tarafından gerçekleştirildi. 2017 yılında hayata geçen Ikea uygulaması kullanıcıların evlerine yerleştirebilecekleri ögeleri seçmesine olanak tanıyor. Artırılmış Gerçeklik sürümü; kanepe, kitaplık veya masanın boyut, stil ve renk açısından odanızda nasıl görüleceğini gösteriyor. 

Sanal Gerçeklik teknolojisinden faydalanan markalardan biri de Audi. Müşterinin seçtiği ürünlerle ilgili olarak daha ayrıntılı bir deneyim sunma amacıyla bu teknolojiden faydalanan Audi, aracın farklı ışık koşulları, hava koşulları da dahil olmak üzere farklı ayarlarda deneyimlenebilmesi ve müşteriye bayilik katından çok daha ayrıntılı bir önizleme sunabilmesi ile diğer hizmetlerden ayrışıyor.Konu hakkında konuşan AUDI AG Dijital İş Stratejisi / Müşteri Deneyimi Başkanı Nils Wollny, Sanal Gerçeklik teknolojisi için, “Müşterilerimize satın alma kararlarını verirken daha fazla bilgi, kesinlik ve özel bir heyecan faktörü sunuyor” diyor. 

Artırılmış Gerçeklik ve Sanal Gerçeklik ile gelen bu samimi ve kişiselleştirilmiş deneyim, müşteriyi ürüne çok daha fazla yaklaştırıyor ve daha güçlü bir sahiplenme duygusu yaratıyor. Bu sebeple bu tekniğin önümüzdeki yıllara damgasını vurması bekleniyor. Ürün ya da hizmeti satın almadan önce deneyimleyebilmek, müşteriler için harika bir şans olabilir. 

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Çevresel atık sorununa geri dönüşüm robotları çözüm olabilir mi?

geri donusum robotlari 2

Dünyamızın karşı karşıya olduğu çevre sorunları hepimizi tehdit ediyor. Özellikle karbondioksit salınımı ve küresel ısınma, acilen harekete geçmemiz gerektiği gerçeğini önümüze seriyor. Atmosfer kirliliğine ek olarak, toprak ve su kirliliği çözüm bulunması gereken sorunların başında geliyor. Her gün milyonlarca ton çöp, toprağa karıştırılarak yaşam alanlarımızdan uzaklaştırılıyor. Üzücü gerçek ise, uzaklaştırılan bu çöplerin çok büyük çoğunluğunun doğada kaybolması çok uzun yıllar alan plastikten oluşması. Peki geri dönüşüm robotları bu soruna çözüm olabilir mi?

Geri dönüşüm teknolojilerinde dünya genelinin bir adım ilerisinde olan Çin, geçtiğimiz yıllara kadar dünya genelindeki plastik gibi geri dönüştürülebilir çöplerin büyük bir çoğunluğu satın almaktaydı. Bu atıkları çok ucuz fiyatlara alan Çin, geri dönüştürerek hakimi olduğu plastik ürün üretimine ucuz hammadde sağlamaktaydı. Plastikler geri dönüştürüldüğü takdirde bile az da olsa çevresel kirliliğe yol açtığından, geçtiğimiz yıllarda Çin hükümeti bu ticarete katı sınırlamalar getirdi. Örneğin Çin’in ABD’den atık satın alabilmesi için kirlilik oranının en fazla %10 olması gerekecek.

Bu sınırlamaların sonucunda ABD’deki atık oranı oldukça arttı ve ABD’li şirketler ve araştırmacılar çözüm arayışına çıktı. Bu arayışta geliştirilen geri dönüşüm robotları ne derece olduğu tahmin edilemese de çözüm üretecek gibi duruyor. İşleme tesislerinde insanlarla entegre çalışan robotlar, atıkların arasından hangisinin geri dönüştürülebilir olduğunu çok hızlı tespit ederek ayırabiliyor. Robotların bu yeteneği, verimliliği çok büyük oranda artırdığı gibi, insanlar için tehlikeli olan bu işi üstlenebiliyor.

Robotlarda dokunma yeteneği

Robotların çalışma sistemi ise, mantık açısından baktığımızda oldukça basit, teknik açıdan ise oldukça karmaşık. Yapay zeka destekli kameralarla yönlendirilen robot kolları, geri dönüştürülebilir çöpleri ayırarak başka kutularda biriktirebiliyor. Çalışmaları yürüten Denver merkezli AMP Robotics, kameraların kafasının karışabileceği için yeni hedeflerinin dokunarak algılayabilme yeteneğinin geliştirilmesi olduğunu aktarıyor.

ABD’nin en önemli atık şirketi olan Waste Management Başkan Yardımcısı Brent Bell: “Çin ve diğer alıcıların talep ettiği yeni endüstri standartlarını karşılamak için eski geri dönüşüm tesisleri oldukça yetersiz. Şirketler ve Belediyeler rekabet edebilmek için bu yeni teknolojilere yatırım yapmak zorunda.” Diye belirtiyor.

Günümüzde geri dönüşüm maliyetli bir teknoloji olsa da, baş etmek zorunda olduğumuz çevre kirliliği için elimizdeki en verimli yöntem olarak gereksinimini kanıtlıyor.

Devamını Oku