close

Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Coronavirus’e karşı otonom teslimat araçları

otonom teslimat araçları

Henüz birkaç ay önce hayatımıza giren ve kısa sürede pandemiye dönüşen Coronavirus COVİD-19 salgını, bütün dünyayı etkisi altına aldı. Dünya genelinde birçok ülkede sokağa çıkma yasağı uygulanırken hayat neredeyse durma noktasına geldi. Sokağa çıkmanın bir o kadar tehlikeli olduğu bu dönemlerde ise insanların temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi gerekiyor. Bu noktada virüsün ilk yayıldığı Çin’de karşımıza çıkan otonom teslimat araçları, alışveriş ihtiyacımızı güvenli bir şekilde karşılayabilir.

Talep gitgide artıyor

Otonom teslimat araçları üreten Çinli bir girişim olan Neolix, COVİD-19 salgınıyla birlikte aldıkları sipariş sayısının hızla arttığını açıkladı. Şirket yetkilileri yaptığı açıklamada, kuruluşlarından beri sadece 125 adet kamyonet ürettiklerini, son iki ayda ise 200’den fazla sipariş aldıklarını belirtti. İnsanların algılarının da değiştiğini belirten yetkililer, salgın ile birlikte otonom araçlara olan ilginin tavan yaptığını söylüyor.

Caddeleri dezenfekte edebiliyor

Pekin merkezli Neolix şirketi tarafından üretilen kamyonetler, Coronavirus’un en çok etkilediği bölgelerde ihtiyaç sahiplerine tıbbı malzemeleri sürücüz bir şekilde götürmeyi başardı. Aynı zamanda sağlık çalışanlarına yiyecek ve içecek teslimatı da sağlayan bu robotlar, GPS ve görüntüleme sistemini kullanarak bazı eklentiler yapıldığında caddeleri dezenfekte etmek için de kullanılabiliyor.

Herkesin alışveriş ihtiyacını karşılayabilmesi hayal ediliyor

Günümüzdeki COVİD-19 salgınında otonom teslimat robotları yalnızca küçük bir görev edinebilse de, gelecekteki olası salgınlarda herkesin yardımına koşabilmesi hayal ediliyor. Caddelerde dolaşan bu sürücüsüz kamyonetler, herkesin evinin önünde kısa bir süre durarak kimseyi riske atmadan alışveriş yapmasını sağlayabilir. Bu nedenle Çin Hükümeti, otonom araç girişimlerine ciddi desteklerde bulunuyor. Hazırlanan bir rapora göre yalnızca 125 kamyonet üreten, 200 de sipariş alan Neolix, hükümet desteğiyle birlikte bu yıl 1000’den fazla araç üretebilecek.

Dev şirketlerden talepler yüksek

Sürücüsüz kamyonetler, teslimat drone’ları gibi otonom teslimat araçları, e-ticaret devlerinin uzun bir süredir ilgi alanında. Şirketler, hazırladıkları raporlarda 2030 yılına kadar 1 milyar sürücüsüz teslimatın yapılacağını öngörüyor. Bu nedenle alibaba.com, jd.com dev e-ticaret şirketleri bu alana çok yüksek miktarlarda yatırımlar yapıyor. Aynı zamanda dünyanın en büyük e-ticaret şirketlerinden biri olan alibaba’nın kurucususu Jack Ma, kendi otonom araçlarını üretmek için yatırım yaptıklarını belirtmişti.

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Gelecekte salgınla mücadele: Robot Doktorlar

robot doktorlar

2019’un sonlarına doğru Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan COVİD-19 virüsü, kısa bir sürede pandemiye dönüşerek dünyayı etkisi altını aldı. 26 Mart 2020 tarihi itibariyle 486.836 kişiye bulaştı ve 22.000 kişinin yaşamını yitirmesine neden oldu. Salgının önüne geçilebilmesi için dünyanın birçok şehrinde sokağa çıkma yasağı ilan edilirken, dünya genelindeki hemen her yerde sokağa çıkmama çağrıları yapılıyor. Birçok insan evinde kalarak tedbirini alırken, sağlık çalışanları gibi bazı özel sektörlerde hayat devam etmek zorunda. Bu zorunluluk da sağlık çalışanlarının sürekli virüs bulaşma tehdidi altına çalışmasına neden oluyor. Hem bu tehdidin önüne geçebilmek hem de çok daha fazla kişiye daha hızlı tedavi uygulayabilmek için, gelecekte robot doktorlar hayatımıza girebilir mi?

Sosyal robotlar geliştirilecek

robot doktorlar 3

İskoçya’nın Edinburg şehrindeki Heriot-Watt Üniversitesi’nde dört yıl önce başlayan bir projeyle yaşlı insanlara yardımcı olabilmesi için robotlar geliştiriliyordu. COVİD-19 salgınından sonra ise, geliştiricileri bu tarz robotların pandemilerde kullanılabileceğini fark etti.

Yaşlıların fiziki anlamda bakımı için çalışan ve psikolojik sağlıkları için onlarla sohbet edebilen bu robotların yetenekleri bunlardan ibaret değil. Hastanedeki herhangi bir mekana girdiğinde, görsel yapay zeka uygulamaları sayesinde etraftaki insanların endişeli mi, hasta mı, öksürüyor mu gibi soruların cevaplarını bulabilen bu robot doktorlar, hızlı tanı için önemli rol oynayabilir. Böylelikle gerçek sağlık çalışanları hastalardan bir nebze uzaklaştırılarak korunabilir.

Çin’de çalışmalar sürüyor

robot doktorlar 3

Çin’in Tsinghua Üniversitesi’ndeki uzmanlar, bir süredir tanı koyabilecek robotlar üzerinde çalışıyor. Araştırmacılar, yeni COVİD-19 virüsünün tanı ve tedavisinde kullanılabilecek bir robotik sistem geliştirdi. Tekerlekli bir tabanla hareket eden robotlar, aynı zamanda uzaktan da kontrol edilebilecek ve doktorların yeteneklerinin bir kısmına sahip olacak.

Termal kameralarıyla etrafta dolaşarak sürekli insanların vücut ısısını ölçebilecek olan bu robotlar, aynı zamanda hastalardan sıvı örnekleri de toplayabilecek. Yakın zamanda bu robotlara yüksek hassasiyetli mikrofonlarla etraftaki insanların iç organlarını dinleme, hatta ayakta ultrason işlemi uygulama gibi yeteneklerin de eklenmesi planlanıyor.

Bu çalışmalar başarıyla sonuçlanırsa, cesurca çalışan doktorlar korunarak, en tehlikeli görevler robotlara verilebilir. İçinde bulunduğumuz COVİD-19 salgınında yetişemese de, bir sonraki salgınlarda…

 

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Coronavirus İle savaşta konum bilgileri kullanılabilir mi?

coronavirus

20 Mart itibariyle dünya genelinde 255.000 kişiye, ülkemizde ise Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıklamalarına göre 359 kişiye bulan Coronavirus salgını tüm dünyanın gündemine oturmuş durumda. Salgının global bir hal alması da katı önlemleri beraberinde getirdi. Birçok ülkede sokağa çıkma yasağı uygulanırken, neredeyse tüm dünyadaki yetkililer “dışarı çıkmayın” çağrılarında bulunuyor.

Birçok insan tavsiyelere uyarak evinde vakit geçirirken, uymayarak dışarı çıkan ve sosyal mesafeye dikkat etmeyen insanlar da görmek mümkün. Dünya genelindeki hükümetler de salgının olası daha kötü sonuçlarının önüne geçebilmek için alternatif çözüm arayışlarına giriyor. Bu noktada, kişilerin konum bilgileri kullanılarak dışarıda ne kadar süre geçirdiği veya sosyal mesafeye ne kadar dikkat ettiği tespit edilebilir mi?

ABD Hükümeti, Facebook ve Google İle görüşüyor

ABD hükümeti, Coronavirus salgını süresince insanların birbirlerini güvenli mesafelerde tutup tutmadıklarını izlemek için Facebook ve Google ile konum bilgileri konusunda görüşmeye başladı. Bu görüşmelerde Facebook ve Google’a ek olarak araştırma yapan birçok sağlık kuruluşu da yer alıyor. Eğer bu çalışma gerçekleştirilirse, aynı zamanda salgının yayılımı da haritalandırılabilecek.

İnsanlar anonim olarak İzlenecek

Hükümet, insanların mesafelerini koruyup korumadığını devamlı olarak izleyebilecek. Bu da kişisel veri konusunda tartışmalara yol açıyor. Teknoloji firmalarının ve ABD hükümetinin bu noktadaki çözümü ise konum bilgilerinin anonim olarak paylaşılması. Yine de firmalar bu konuda çekimser davranıyor. Zira Facebook’un kişisel veriler konusunda geçtiğimiz yıl sorunları olmuştu. Sonrasında ise akademik araştırmacılar için toplu, anonimleştirilmiş konum verilerini kullanılabilir hale getirerek tekrar tartışmalara yol açmıştı.

Daha önce kullanılmıştı

Facebook’un paylaştığı anonim konum bilgileri dünya genelinde 125 sivil toplum kuruluşu ve araştırma kurumları tarafından bir süredir kullanılabiliyordu. Örneğin bu sistem California’daki yangınlar sırasında tahliye çabalarını izlemek ve Mozambik’teki kolera salgını haritalamak için kullanılmıştı.

Google çalışıyor

Google, halihazırda Covid-19 ile mücadelede konum bilgilerinin nasıl yararlı olabileceği konusunda çalışıyor. Şirket yaptığı açıklamada “Google Haritalar’da tıpkı trafik modellerini gösterdiğimiz gibi sosyal mesafenin etkisini belirlemesinde de yardımcı olabiliriz. Bu çalışma katı gizlilik protokollerimize uyar ve herhangi bir bireyin konumu, hareketi veya kişileri hakkında veri paylaşımını içermez. Çalışma tamamlandığında daha detaylı bilgi vereceğiz.” ifadelerini kullandı.

 

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Koronavirüs, teknolojiyi kötü etkiledi

koronavirüs

Koronavirüs olarak bildiğimiz Covid-19 virüsü, 12 Mart itibariyle dünya genelinde 130.000 kişiye bulaştı ve 4.750 kişinin ölümüne sebep oldu. Hızla yayılmaya devam eden virüse bir yandan tedavi bulunmaya çalışılırken diğer bir yandan birçok ülkede sıkı tedbirler alınarak yayılmasının önüne geçilmeye çalışılıyor. Bu sıkı tedbirler neredeyse bütün sektörler gibi teknoloji sektörünü de oldukça kötü etkiledi.

Dev şirketler etkinliklerini iptal ediyor

Bahar ayları, teknoloji firmalarının en yoğun şekilde konferanslarını, lansmanlarını ve çeşitli etkinliklerini yaptığı aylardır. Virüsün en hızlı yayıldığı dönem de bahar aylarına denk gelince, birçok firma etkinliklerini erteleme kararı aldı. ABD’nin Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezi’nin yaptığı çağrının bu kararlarda etkili olduğu düşünülüyor.

IBM tarafından düzenlenen Yazılımcı Zirvesi Think, Facebook’un Dijital Pazarlama zirvesi, Google’ın yazılımcıları bir araya getirdiği I / O gibi dev etkinlikler iptal edildi veya ertelendi. Bazı etkinlikler tamamen iptal edilirken, bazıları sadece sanal etkinliklerle devam edecek.

Uzaktan çalışma sistemine geçiliyor

ABD’nin Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezi tarafından yayınlanan yönergede bir diğer madde ise uzaktan çalışma sistemine ağırlık verilmesi gerektiğiydi. Bu çağrıdan sonra Apple, Twitter ve Google, uzaktan çalışma sistemine yavaş yavaş geçmeye başladı. Twitter, Amazon ve Salesforce ise çalışanlarının zorunlu olmayan yurtiçi ve yurtdışı seyahatlerini yasakladı.

Apple, yatırımcılarını uyardı

Üretiminin çok büyük bir kısmını virüsün yayıldığı Çin’de yapan Apple, üretiminin azalabileceği konusunda yatırımcılarını uyardı. Şirket,  Çin’in Shenzen bölgesindeki fabrikalarında üretim devam ediyor olsa da, virüs bu şekilde yayılmaya devam ederse durma noktasına gelebileceğini aktardı.

İtalyan Otomotiv sektörü yavaşladı

Çin’den sonra virüsün etkilerinin en çok görüldüğü ülke olan İtalya’da, üretim neredeyse durma noktasına geldi. Otomotiv devi Fiat, koronavirüs tedirginliği sebebiyle ülke çapındaki fabrikalarında bir süreliğine üretimi durdurdu. Otomotiv sektöründeki diğer bir büyük şirket olan lastik üreticisi Pirelli de üretimi durduranlar arasında. Şirket, bir çalışanında virüs tespit edilmesinin ardından Kuzey İtalya’daki fabrikasında bir süreliğine üretimi durdurduğunu belirtti. Koronavirüs’ün ortaya çıkmasından sonra Çin’deki otomobil satışı %80 oranında düşmüştü. Ülke gelirinin büyük bir kısmını turizm ve otomotiv sektörü oluşturan İtalya, Çin ile aynı etkiyi görürse ekonomik tedirginlik yaşanabilir.

 

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Nesnelerin İnterneti teknolojisi neler vadediyor?

nesnelerin interneti

Henüz gelişiminin başındaki bir teknoloji olan Nesnelerin İnterneti, gelecekte dijital dünyayla olan etkileşimimizi başka bir boyuta götürecek gibi görünüyor. Günlük hayattan aşina olduğumuz insan-makine iletişiminden farklı olarak makine-makine iletişimini mümkün kılan nesnelerin interneti, akla gelebilecek her türlü elektronik cihazın internete bağlanabilmesi ve etkileşime geçebilmesi anlamına geliyor. Peki bu heyecan verici teknoloji neler vadediyor?

Trafik

Özellikle her geçen gün daha keşmekeş bir hale gelen büyük şehirlerde trafik en önemli sorunlardan biri olarak görülüyor. Otoyollardaki nesnelerin internet teknolojisi tabanlı sensörler sayesinde, trafik ışıklarını ayarlamak ve akışı optimize etmek bu soruna çözüm üretebilir. İnternete bağlı olan ve çevredeki diğer internete bağlı otomobiller ise, sürekli iletişim halinde kalarak tehlikeli durumlarda reaksiyon gösterebilir, böylelikle birçok trafik kazasının önüne geçilebilir.

Akıllı Evler

Sahip olduğumuz nesnelerin birer birer “akıllı” hale gelirken, evlerimiz de bu duruma kayıtsız kalmadı ve dijitalleşmeye başladı. Akıllı evler ayrı bir teknoloji olarak görülebilse de aslında altyapısını tamamen nesnelerin interneti oluşturuyor. Peki nasıl? Evinizde bilgisayarınız internete bağlı olmasını sıradan bulabilirsiniz peki ya buzdolabınızın? Akıllı evler ile birlikte evimizdeki birçok elektronik eşya etkileşim halinde olacak. Sabah uyandığımızda ışıkları otomatik açan bir sistem, aynı zamanda çayımızı demleyerek kahvaltımızı hazırlayabilecek. İnternete bağlı bir ısıtma sistemi sayesinde evimizin sıcaklığı otomatik ayarlayan bir sistem, evden ayrıldığımızda güvenlik sistemini harekete geçirebilecek.

Sağlık

İnternete bağlı cihazların yaratabileceği çözümler düşünüldüğünde, en fütüristik olanların sağlık alanında görüleceği öngörülebilir. Yakın bir gelecekte vücuda yerleştirilecek ve sürekli internete bağlı kalabilecek implantlar sayesinde sağlık verileri devamlı olarak aktarılabilecek. Aktarılan veriler de bir bulut sisteminde saklanarak, kritik durumlarda bilgilendirme yapılabilecek, doktorların gerekli analizleri görüntülemesi sağlanılabilecek. Örneğin tansiyon hastası birinin vücudundaki bir implant sayesinde belirli aralıklarla tansiyonun ölçüldüğünü ve elde edilen verinin sürekli olarak sisteme aktarılabildiğini düşünün.

Akıllı Şehirler

Önceki yazımızda, akıllı şehirlerin hayatımızda neleri değiştirebileceğinden bahsetmiştik. Bu değişikliklerin altyapısını da aslında nesnelerin interneti oluşturuyor. Örneğin akıllı atık sistemleri sayesinde maliyetler önemli oranda düşürülebilecek. Çöp kutuları boşaltılmaya hazır olduğunda uyarı veren bir internete bağlı bir sensör sayesinde, çöp kamyonları önceden belirlenmiş sabit bir güzergah yerine, boşaltılmaya hazır olan çöplere en verimli yoldan gidebilecek.

Şehrin hemen her bölgesine yerleştirilecek olan sensörler, hava kirliliği ölçümleri yaparak merkeze aktarabilecek. Böylelikle en kirli bölgeler tespit edilerek çözüm üretmek için çalışmalar gerçekleştirilebilecek.

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Yapay zeka, Koronavirüs’e çözüm olabilir mi?

koronavirüs

Dünya genelinde binlerce insanın hayatını kaybetmesine neden olan ve hızla yayılmaya devam eden Koronavirüs, insanlık için önemli bir tehdit oluşturuyor. Bu tehdidin önüne geçebilmek ve olası kötü sonuçlarını minimumda tutabilmek için birçok sağlık kuruluşu çalışmalarına devam ediyor. Aynı zamanda, dünya genelinde birçok ülkede sınır kapıları kapanmış durumda. Peki bu önlemler alınmaya devam ederken, Koronavirüs salgınına yapay zeka çözüm olabilir mi?

Çok hızlı bir şekilde ortaya çıkıyor

Koronavirüs gibi ölümcül salgınlar, genellikle bilim insanları önleyecek çözümü bulamayacak kadar hızlı ortaya çıkar ve yayılır. Bu nedenle bilim insanlarına göre mevcut salgında virüs çoktan yayıldığından yapay zeka çözüm olamayacak olsa da bir sonraki salgında önemli rol oynayabilir. Binlerce hastanın verilerini tarayabilecek bir yapay zeka yazılımı, ne tür tedavilerin işe yarayabileceğini veya bir sonraki izlenecek deneyleri belirlemeyi kolaylaştıran bağlantılar yakalayabilir. Aynı zamanda hastalığın teşhis aşamasında gen dizilimini tespit etmek için verilerden anlam çıkarmaya çalışan bir yapay zeka kullanılabilir.

Yapay zeka Start-up’ları İlaç üretmek İçin çalışıyor

İngiltere’de çalışmalarını sürdüren bir girişim olan Exscientia Ltd. hızlı bir şekilde ilaç üretmek için yapay zeka kullanan şirketler arasında. Girişimin CEO’su Andrew Hopkins, bir hastalık ortaya çıktıktan sonra 18-24 ay içerisinde ilacı üreterek, klinik testlere başlayabileceklerini belirtiyor. Geçtiğimiz yıl Exscientia, araştırmaya başladıktan sadece bir yıl sonra test edilmeye hazır olan obsesif kompulsif bozukluğu tedavi edebilecek bir bileşik tasarlamıştı. Şirkete göre bu ortalamadan beş kat daha hızlı.

Yayılma hızını tahmin edebiliyor

Kanada’da BlueDot isimli yapay zekayı kullanan bir startup,  Covid-19 salgınının Çin’de ortaya çıkmasının ardından çevre ülkelere yayılma ve küresel uyarı ilanı hızında doğru öngörülerde bulunduğunu belirtiyor. BlueDot, salgının Çin’in dışında yayılacağı olası kentlerin başında Tokyo, Seul, Taipei ve Bangkok’u sayarak doğru tahminlerde bulunurken, Dünya Sağlık Örgütü’nden dokuz gün önce ve ABD merkezli Hastalıkları Kontrol Etme ve Önleme Merkezleri’nden (Centers for Disease Control and Prevention- CDC) altı gün önce gerekli uyarıları yapmış

Oxford: Birkaç aya aşı hazır

Oxford Üniversitesi’nden Sarah Gilbert, yine İngiltere’de aşı geliştirme merkezi olarak faaliyet gösteren Jenner Enstitüsü ile birlikte bir aşı üzerinde çalıştıklarını, bu aşının birkaç ay içinde hazır olacağını söyledi. Gilbert, ilk aşamada bin dozluk hazırlanacak aşının klinik testlerinin yakında İtalya’daki ilaç üreticisi Advent Srl ile gerçekleştirileceğini bildirdi.

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Elektrikli Scooter girişimleri büyümeye devam ediyor

elektrikli scooter

Trafik sorunun her geçen gün büyüdüğü metropollerde, insanların alternatif ulaşım araçları arayışı yeni girişimleri de beraberinde getiriyor. Bu noktada karşımıza çıkan elektrikli scooterlar bir süredir popülaritesini artırmaya başladı. İnsanların elektrikli Scooter talebini ise bazı girişimler üretim satış modelini kullanarak, bazı girişimler belirli ücret karşılığında kiralanan paylaşım modelini kullanarak karşılıyor.

Martı önemli bir başarı göstermişti

Geçtiğimiz yıllarda İstanbul’da hizmet göstermeye başlayan Martı girişimi, önemli bir başarı göstererek İstanbul’un neredeyse her yerinde görünür hale geldi. Alper ve Sena Öktem tarafından kurulan girişim, kısa bir süre içerisinde dikkatleri üzerine çekmeyi başararak önemli yatırımcılar tarafından desteklenmişti. Uygulama aracılığıyla kullanıma açılan Martı scooterları, kredi kartı ödemesinin ardından kullanılabiliyor.

Dünyada Lime ve Bird

Dünya genelinde elektrikli scooter girişimleri arasında rekabet oldukça yüksek olacak gibi görünüyor. 2017 yılında kurulan San Francisco merkezli girişim Bird, sınırlarını ABD dışına da taşıyarak 30’dan fazla şehirde hizmet vermeye başlamıştı. Yarattığı bu hizmetin sonucunda da değerlemesi 3 milyar dolara yaklaştı. Bird’in en büyük rakiplerinden biri olan Lime ise, Uber ve Google’dan toplam 350 milyon dolar yatırım almış, aynı zamanda Uber ile de stratejik bir iş ortağı olarak birlikte çalışacaklarını açıklamıştı.

Ford sektörde yerini aldı

2018 yılında Ford tarafından 100 milyon dolara satın alınan scooter girişimi Spin, 15.000 yeni scooter’ını tanıtarak hizmetine devam etmişti. Hızla büyüyerek hizmet alanını genişleten Spin, önümüzdeki Haziran ayında da ABD dışına çıkarak Almanya’nın Köln şehrinde hizmet vermeye başlacak. Ford gibi bir dünya otomotiv devinin bu alana yaptığı yüksek miktardaki yatırım, gelecekte de sık sık elektrikli scooter göreceğimizi gösteriyor olabiliyor.

Satın almayı tercih edenlerin sayısı yüksek

Kısa şehir içi ulaşım ihtiyaçlarını gidermek için, scooter kiralamak yerine kendi elektrikli scooterını satın almak isteyenlerin sayısı da oldukça yüksek. Halihazırda dünya genelinde birçok firma elektrikli scootlarını üreterek müşterilerinin beğenisine sunuyor.

Elektrikli scooter satan firmalarının arasında, Türk mühendisler tarafından tasarlanan ve üretilen Hergele de, Mayıs 2020’de teslim edilmek üzere şu anda Arıkovanı’nda desteklerini bekliyor. Günlük kullanıma uygun ve kolay kullanılabilir bir yerli üretim ürünü olan Hergele, şu anda 38.000 TL desteğe ulaştı! Sen de buradan Hergele’nin proje sayfasına giderek detaylı inceleyebilir, Türkiye’nin yerli girişimine destek olabilirsin!

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Akıllı şehirler hayatımızda neleri değiştirecek?

akıllı şehirler

Teknolojinin her geçen gün gelişmesiyle birlikte geçmişte kullandığımız birçok kavram “akıllı” hale gelmeye başladı. Henüz birkaç yıl önce manuel olarak kullandığımız birçok alet, dijitalleşerek daha etkileşimli hale geldi. Akıllı telefonlar, akıllı otomobiller, akıllı evler derken, şimdi de “Akıllı Şehirler” hayatımıza girmeye hazırlanıyor. Peki akıllı şehirler hayatımızda neleri değiştirebilecek potansiyele sahip?

Verimli Atık Yönetimi

Şehirler büyüdükçe ve kalabalıklaştıkça, üretilen atık miktarı da o denli artıyor. Bu atıkları toplamak ve şehirden uzaklaştırmak da her geçen gün daha çok emek ve maliyete sebep oluyor. Akıllı şehirlerde ise akıllı atık sistemleri sayesinde maliyetler önemli oranda düşürülebilecek. Çöp kutuları boşaltılmaya hazır olduğunda uyarı veren bir sensör sayesinde, çöp kamyonları önceden belirlenmiş sabit bir güzergah yerine, boşaltılmaya hazır olan çöplere en verimli yoldan gidebilecek.

Daha fazla güvenlik

Akıllı şehirler ile birlikte yaşamlarımız da daha güvenli hale gelebilecek. Örneğin ABD’nin Denver şehrinde, ateşli silahların ateşlendiği tespit edebilen bir sistem kullanılmaya başlandı. Acoustic Gunshot Detection Systems (AGDS), Türkçesi ile Akustik Silah Sesi Algılama Sistemleri, şehrin herhangi bir yerinde silah ateşlendiğinde emniyet güçlerine bildirebiliyor. Silahın sesini algıladıktan sonra konum bilgisini ileten sistem, ekiplerin olay yerine normalden çok daha hızlı ulaşmasını sağlayabiliyor. Bu sistemin Denver polisinin yaptığı 164 tutuklamada faydası olduğu tahmin ediliyor.

Akıllı Trafik Kontrolü

Yoğun ve yeterince akıcı olmayan bir trafik, zaman kaybına ek olarak ekstra yakıt maliyetine ve çevre kirliliğine sebep oluyor. İstatistiklere göre sadece 2017 yılında trafik fazladan 300 milyar dolar para harcanmasına sebep oldu. Tam bu noktada, ABD’nin Pittsburgh şehrindeki 200 kavşakta akıllı sensörler kullanılmaya başlanacak. Kavşaklardaki trafik hacmini belirleyecek olan bu sensörler, araç sayısına göre ışıkların sürelerini optimize edebilecek. Bu yöntemle şehirde yakıt tüketiminin %50 düşürülebileceği tahmin ediliyor.

Akıllı Sokak Aydınlatmaları

Dünyanın birçok yerinde güneş ışığı kaybolduğu zaman bütün sokak lambaları devreye girerek caddelerimizi, sokaklarımızı aydınlatıyor. Son 10 yılda enerji tasarruflu lambalara geçiş yapılarak önemli ölçüde tasarruf sağlandı. Sırada ise yollarda kimse olmadığı zaman sönecek olan sokak lambaları var. Sensörler aracılığıyla akıllı lambalar, parlaklıklarını etkinlik dışı kalma sürelerine göre otomatik olarak ayarlayabilecek ve daha hızlı onarım için bakım bilgilerini de iletebilecek. Bu yöntem ile Chicago yönetimi, yılda 10 milyon dolar enerji tasarrufu sağlamayı umuyor.

Hava kirliliği yönetimi

Özellikle büyük ve sanayinin gelişmiş olduğu ülkelerde hava kirliliği insan sağlığı açısından oldukça önemli bir sorun. Bu nedenle hava kirliliğin sürekli olarak izlenmesi ve veriler sonucunda engellenebilmesi gerekiyor. Akıllı şehirler ile birlikte, şehrin hemen her bölgesine yerleştirilecek olan sensörler, hava kirliliği ölçümleri yaparak merkeze aktarabilecek. Böylelikle en kirli bölgeler tespit edilerek çözüm üretmek için çalışmalar gerçekleştirilebilecek.

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

İlaç sevkiyatında drone kullanılacak

drone

Drone teknolojisi son yıllarda önemli bir gelişim yaşadı. İlk çıktığı dönemde sadece kamera çekimleri ve eğlence amaçlı kullanılan dronelar, yaşadığı gelişmeler sonucunda kendine yeni bir kullanım alanı yarattı: Ticari taşımacılık. Ticari kargo taşımacılığı yapacağını sık sık duyduğumuz droneların sıradaki görevi ise ulaşılması zor olan bölgelere ilaç götürmek.

İngiltere’nin batısında bulunan adalara drone ile ilaç ulaştırma fikri aslında bir süredir ulusal sağlık kurullarının gündemindeydi. Deniz yoluyla taşımanın uzun vakitler alması özellikle kanser hastaları için çeşitli problemler doğurabiliyordu. Kısa sürede sevkiyat yapabilen droneların kemoterapi ilaçlarını taşıma fikriyse güvenlik sebepleriyle bir süredir askıdaydı. Çünkü doğası gereği toksik yapıda olan ilaçlar, drone denize veya karaya düştüğü takdirde doğa için kötü sonuçlar doğurabiliyor.

Drone teknolojisine yapılan yatırımlar ve araştırmalar sonucunda hızlı bir gelişme süreci yaşandı. Birçok drone üreticisi artık güvenle taşımacılık yapılabileceğini taahhüt edebiliyor. Bu taahhütler de drone ile ilaç taşımacılığını tekrar gündeme getirdi. İngiltere’nin batısında bulunan ve Batı Adaları olarak bilinen bölgeye ilaç taşımak için çalışmalar başladı.

Droneların sağlık konusunda sunduğu başka bir çözümün haberi de geçtiğimiz yıl Gana’dan gelmişti. Geniş bir drone dağıtım filosuna sahip olan bir firma, Gana’nın ulaşılması oldukça zor olan bir bölgesinde yüzlerce kliniğe teslimata başlayacağını bildirmişti. İlaç ve aşının yanı sıra kan da taşıyacak olan dronelar birçok hastanın tedavisi için önemli rol oynayacak.

Dünya Sağlık Örgütü destekledi

Sağlık çalışanlarının kısa mesajıyla siparişini iletmesinin ardından yola çıkacak olan dronelar 110 km hızları sayesinde 30 dakika içerisinde teslimatı gerçekleştirebilecek. Ulaşılması zor bölgeler için hayati önem taşıyan bu proje, Dünya Sağlık Örgütü gibi uluslararası kuruluşlar tarafından da destek almayı başardı.

İnsan hava taşımacılığının gelecekte sağlık sektöründe önemli rol oynayacağı öngörülüyor. Ulaşılması zor ve uzak bölgelerde ihtiyaç duyulan tıbbı ekipmanlar hızlı bir şekilde sevk edilebilecek olması oldukça ilham verici. İlaç ve kana ek olarak, organ ve panzehir gibi çok acil bir şekilde iletilmesi gereken nesneler, ihtiyaç duyan birçok insan için hayati önem taşıyabilir. Teknolojinin özellikle insan hayatına sunduğu çözümler, gelecek için hepimizi umutlandırıyor.

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Yeni nesil akıllı lens

akıllı lens

Kaliforniya merkezli Mojo Vision şirketi dünyanın ¨ilk gerçek akıllı kontak lens¨ projesinin ayrıntılarını paylaştı. Henüz geliştirme aşamasında olan bu proje önümüzdeki döneme damga vuracak özelliklere sahip. İşte Mojo akıllı lens hakkında bilmeniz gerekenler…

Akıllı lensler, Mojo Vision’un 5 yıldır üzerine çalıştığı bir proje. Şirket bu konuda ince eleyip sık dokuyor ve değişim yaratacak bir ürün çıkarmaya uğraşıyor. Şirketin kurmay kadrosu daha önce Apple, Google, Amazon ve Microsoft gibi dünyaca ünlü firmalarda çalışmış isimlerden oluşuyor. Ekip, bu teknolojiyle beraber önemli bir değişim yaratmaya hazırlanıyor. Peki ama akıllı lensler ile ilgili beklentimiz ne olmalı?

Çok önemli bir toplantı sırasında telefonunuzun çaldığını düşünün. Kimin aradığını merak ediyorsunuz fakat cebinizden telefonu çıkartıp bakmak toplantının havasını bozabilir. İşte akıllı lensler bu problemi ortadan kaldırabiliyor. Böyle bir durumda yapmanız gereken tek şey gözünüzün köşesine doğru bakmak olacak. Bu sayede ara yüz aktif olacak ve arayan kişinin kim olduğunu rahat bir şekilde görebileceksiniz. Aynı durum saatinize bakmak istediğiniz durumlarda da geçerli olacak.

Kontakt lens takmaktan bir farkı olmayacak

Objektif tam olarak korneada yer alacak ve normal kontakt lens takmaktan bir farkı olmayacak. Retina üzerindeki gerekli hesaplamaları yapan ekip, ürünün güvenlik standartlarında olduğunu söylüyor. Geliştirme aşamasında olan teknoloji hakkında açıklamada bulunan Mojo Vision’ın kurucu ortağı ve baş teknoloji sorumlusu Mike Wiemer, ¨Kendiniz gibi olmanıza ve kendiniz gibi görünmenize yardımcı olacak bir teknoloji yaratmak istiyoruz.¨ ifadelerini kullandı.

Akıllı kontak lens üretimi oldukça karmaşık bir iş olarak gözüküyor. Alphabet bile bu konudaki denemelerinde büyük zorluklar yaşadı ve akıllı lens birimine yeni bir anlayış getirmek durumunda kaldı. Bu özel teknoloji için doğru sensörlerin doğru boyutlarda yapılması gerekiyor. Bunun yanı sıra her şeyi çalıştıracak bir güce ve ekran sensörüne de ihtiyaç duyuluyor. Bu sensörler, özel kablosuz radyolardan göz izleme ve görüntü sabitleme için hareket sensörlerine kadar çeşitlilik gösterebiliyor.

Mojo Vision, üretilecek bu akıllı lensin ¨şimdiye kadar yapılmış en küçük ve en yoğun ekran¨ olduğunu söylüyor. Şu aşamada mercek bileğe takılan bir giyilebilir cihazdan güç alıyor. Fakat önümüzdeki dönemde bu noktada bir değişiklik de yapılabilir.

Mojo Vision, ürününü hem tüketiciler hem de işletmeler için hazırladığını söylüyor. Ancak öncelik görme problemi yaşayan insanlar. Şirket Kaliforniya, Palo Alto’da Görme Engelliler Merkezi ile ortaklık yürütüyor. Şirket ayrıca düzenlemeler noktasında da FDA uzmanlarıyla birlikte çalışıyor.

Devamını Oku