close

Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Otonom taksi İle seyahatler başlıyor

otonom taksi

Uber’in Çin’deki en büyük rakibi olarak gösterilen Didi Chuxing, otonom taksi filosunu hizmete sunmak için çalışmalara başladı. Çin’in ilk büyük ölçekli kendi kendine sürüş taksi hizmeti olmayı hedefleyen Didi, 4. Seviye sürüş araçlarını Şangay’ın Jiading Bölgesi’nde kullanıma sunmaya hazırlanıyor.

Otonom otomobiller, son dönemde sıkça gündeme gelen bir konu. Bu alanda yeni bir gelişme ise Çin’de yaşandı. Otonom taksi filosunu hizmete sunmaya hazırlanan Didi Chuxing, önemli bir aşama kaydetmiş gibi gözüküyor. Şanghay hükümeti de bu konuya olumlu bir şekilde yaklaşıyor. Otonom taksi filosunun test edilmesine izin verildiği geçtiğimiz günlerde şirket CEO’su tarafından duyuruldu. Bu duyuru Şangay Dünya Yapay Zeka Konferansında yapıldı.

Cheng tarafından basına yapılan açıklamada, ¨Teknoloji ancak insanların hayatlarına değer kattığında önemli bir hal alıyor. Sıradan vatandaşlara büyük ölçekli, özerk filolara erişim izni vermenin gelecekteki şehirler için ortak güvenlik, verimlilik ve sürdürülebilirlik hedefimize ulaşmamızın anahtarı olduğuna inanıyoruz.¨ ifadelerini kullandı.

Başlangıçta otomobillerde bir insan şoför de bulunacak. Bu araçların planlamaları da 30 farklı modeli kapsayacak. Bu modellerde Seviye 4 özerk araçlar da bulunuyor. Seviye 4; Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi tarafından tanımlandığı üzere, temelde otomatik sürüş araçları anlamına geliyor. Henüz hiçbir otomobil üreticisi tarafından kamuya açık bir şekilde kullanılmayan bu teknoloji, oldukça heyecan verici özellikler taşıyor. Bu teknolojinin hayata geçişi ile ilgili kesin bir tarih ise henüz açıklanmadı.

İlk otonom taksi Baidu’dan

Didi’nin CEO’su Zhang Bo heyecan veren teknolojik gelişme ile ilgili olarak basına yaptığı açıklamada, ¨Oto-sanayi ortaklarımızla birlikte çalışan DiDi, Çin’de büyük çaplı robo-taksi hizmetini gerçekleştiren ilk iş olma potansiyeline sahip. ” ifadelerini kullandı. Her ne kadar Zhang Bo Didi’yi ilk özerk otonom araç üreticisi olarak tanımlasa da, bu alanda ilk olma unvanı Baidu’ya ait. Kendi kendine sürüş taksi hizmeti için planlarını açıklayan ilk şirket olan Baidu, 2019’un sonunda Changsha’da hizmet vermeyi planlıyor.

Kendi kendine sürüş hizmetlerine yönelik çalışmalar dünyanın dört bir yanında aralıksız devam ediyor. Uber geçtiğimiz aylarda yeni otomatik sürüş arabasını duyurdu. Waymo da bu yolda kararlılıkla ilerleyen şirketler arasında yer alıyor. Son dönemde gerçekleştirdiği çalışmalarda teknoloji gündemini belirleyen Elon Musk’ın Tesla’sı da otonom taksiler için çalışmalar gerçekleştiriyor.

Görülen o ki tüm dünya yakın bir dönemde otonom otomobilleri aktif bir şekilde kullanacak. Yolculuklarımızı bir şoför olmadan tamamladığımız günler uzakta değil.

 

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Robot öğretmenler sınıflardaki yerini alıyor

robot öğretmenler

Eğitim teknolojilerinin hızlı bir şekilde değiştiği bir döneme tanıklık ediyoruz. Kara tahtalar yerini akıllı tahtalara, kitaplar ise tabletlere bırakmak üzere. Hindistan’da yer alan Bangalor şehri ise olayı bir adım ileri taşıyor: Robot öğretmenler

Hindistan’da Karnataka eyâletinin başkenti olan Bangalor, ¨Asya’nın Silikon Vadisi¨ olarak adlandırılıyor. Geçtiğimiz günlerde bir okulda yaşanan gelişme de bu tanımlamayı destekler nitelikte. Robot öğretmenler, Indus International School’da öğrencilere ders vermeye başladı. Resmi kadın kıyafetleri giyen robotlar gerçek öğretmenlerin yerini almasalar da, onları derslerde asiste ediyor ve öğrenciler tarafından sıkça sorulan soruları yanıtlıyorlar.

Indus International School’un yetkili isimlerinden Vignesh Rao konu ile ilgili yaptığı açıklamada “Robotlarımız, her gün beş derste 7-9. Sınıflardaki yaklaşık 300 öğrenciye, sırasıyla dört bölüm halinde ders veriyorlar. Ayrıca onlarla etkileşime girip konular hakkındaki sorulara cevap veriyorlar.” ifadelerini kullandı.

Etkileşimde bulunabilen robotlar, öğrencilerin derslerle ilgili sıkça sordukları soruları cevaplandırmak için programlanmış. Robot öğretmenler Yapay Zeka desteği sayesinde öğrencilerin sorularını cevaplayabiliyor.

Yapay Zeka destekli robotlar 7-9. Sınıflara Biyoloji, Kimya, Coğrafya, Tarih ve Fizik derslerini öğretiyor. Bir öğretmen, öğrenci ve robottan oluşan insan-makine ekibinden oluşan bu sistem ¨İşbirlikçi Öğrenme Modeli¨ olarak tanımlanıyor. Bir ders vermek için sınıfta öğretmen ve robot işbirliği yapıyor.

Projenin de başında yer alan Vignesh Rao, insan öğretmeninin derste konuyla değil, çocuğa odaklanabilmeleri için daha alakalı olmalarını sağlamak amacıyla hayata geçirilen robotların yazılım, donanım ve Yapay Zeka ile tasarlama ve geliştirme sürecinin yaklaşık iki yıl sürdüğünü söylüyor. Her biri 45 kg ağırlığındaki mobil robotları hayata geçiren ekip;  programcılar, içerik geliştiricileri, grafik tasarımcıları ve donanım mühendislerinden oluşuyor.

Robot Öğretmenler Öğrenciler Tarafından Olumlu Karşılandı

Indus Trust İcra Kurulu Başkanı Arjun Ray konu ile ilgili yaptığı açıklamada, ¨Robot öğretmenler, öğrenciler tarafından oldukça olumlu karşılandı. İnsan öğretmen ile robotların işbirliğinin öğrenme sürecini geliştirdiği görüşündeler. Bu sayede insan öğretmen çocuğa daha fazla zaman ayırabiliyor ve eğitimi kişiselleştirebiliyor.¨ ifadelerini kullandı. Türünün ilk örneği olan okul, pilot projeyi diğer derslere de yaymayı ve ölçeğini genişletmeyi hedefliyor. Okul ayrıca insansı robotunun fikri mülkiyetini korumak için uluslararası bir patent başvurusu sürecinde.

Robot öğretmenler ile birlikte eğitim anlayışın da değişeceğini söylemek mümkün. Eğitim ve teknoloji işbirliğinin nasıl sonuçlar doğuracağını ise hep birlikte gözlemleyeceğiz.

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Robot Trafik Polisleri Dönemi

robot trafik polisi

Robot teknolojisinin her geçen gün gelişmesiyle birlikte insan hayatında aldığı roller de artmaya devam ediyor. Robotların hayatımızda aldığı rollere bir güzel örnek daha geçtiğimiz günlerde Çin’den geldi. Kuzey Çin’deki bir şehirde, trafik memurlarına yardımcı olması için üç robot trafik polisi kullanılmaya başlandı.

3 farklı robot trafik polisi, 3 farklı görev

Bu üç robotun da hem görünüşleri hem de işlevleri açısından birbirinden farklı olması dikkat çeken bilgiler arasında. Sarı üniforma ve beyaz şapkalı insan trafik memuru görünümündeki ilk robot “Yol devriye robotu.” Görevi ise yasadışı davranışlarda bulunan sürücüleri belirlemek ve fotoğraflarını çekmek.

İkinci robotun görevi ise sürücüleri tavsiyeler vermek. İstasyonlarda görev alacak olan bu robotlar, sürücülere yol tarifi verebilecek ve trafik kurallarını hatırlatarak tavsiyelerde bulunacak. Aynı zamanda bu robotlar şüpheli bulduğu sürücüleri emniyet ekiplerine bildirerek trafikte maksimum güvenliği sağlamak için gece gündüz çalışacak.

Üçüncü robotun görevi ise kazalarda ortaya çıkabilecek olan kötü sonuçları en aza indirgemek. Kazaları algılayabilen bu robotlar, polislere ve sağlık ekiplerine hızlı bir şekilde bildirimde bulunabilecek. Böylelikle kaza yerine en acil şekilde müdahale edilebilecek. Aynı zamanda yol kenarında diğer sürücülere de kaza gerçekleştiğini bildirecek olan kaza bildirim robotları, kazanın kötü sonuçlarını oldukça azaltabilir.

Güvenlikte Teknolojiyi En Çok Kullanan Ülke Çin

Çin’in güvenlik alanında teknoloji kullanımı, robot trafik polisleriyle birlikte daha da artmış oldu. Daha önce de kaçak suçluları bulmak için yüz tanıma sistemi kullanmaya başlayan ve yeni araçlarda RFID(Radyo Frekanslı Tanımlama) sistemini zorunlu hale getiren ilk ülke olmuştu. Bunlara ek olarak Çin polis memurları yüz tanıma teknolojisine sahip gözlükler kullanmaya başlamıştı. Bu yenilikler güvenlik alanında Çin’in teknolojiye ne kadar önem verdiğini gösteriyor.

Güvenlikte Teknoloji Çağı

Günümüzde her alanda olduğu gibi güvenlik alanında da dijitalleşme dönemi çoktan başlamış durumda. Kamera sistemlerinden yüz tanıma sistemlerine, yapay zeka trafik polislerinden takip sistemlerine kadar her teknoloji güvenlik alanına çoktan entegre olmaya başladı bile. Bu gelişmelerle birlikte her geçen gün gelişen teknoloji hepimize daha güvenli bir dünya sağlayabilir.

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Akıllı Şehirlerde Yaşamaya Hazırlanın

akıllı_şehirler

Bilgisayarlar, telefonlar, televizyonlar… Hayatımızda yer alan tüm makineler yavaş yavaş ¨akıllanıyor¨. Akıllı makinelerin kullanım alanı arttıkça günlük hayatımız da aynı ölçüde kolaylaşıyor. Şimdi ise sıra bu teknolojileri yaşam alanlarımıza entegre ederek düzeni sağlamada; yani ¨Akıllı Şehirler ‘de¨.

Dünya nüfusu gün geçtikçe artıyor. Özellikle yoğun nüfuslu mega şehirlerde yaşanan nüfus artışı, düzenin sağlanması noktasında da çeşitli handikaplar doğurabiliyor. Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal İşler Dairesi’ne göre, dünya nüfusunun yüzde 68’i 2050 yılına kadar şehirlerde yaşayacak. Artan nüfusun düzenini sağlama görevi de Akıllı Şehirlerde saklı.

Geleceğimiz Akıllı Şehirler

Akıllı şehirler; akıllı yönetim, akıllı enerji, akıllı bina, akıllı mobilite, akıllı altyapı, akıllı teknoloji, akıllı sağlık ve akıllı vatandaşlık gibi kavramları içeriyor. Büyük şehirlerde enerji ve su kullanımı, trafik ve ulaşım sistemlerinin yönetilmesi son derece karmaşık bir hal alabiliyor. Bu sebeple ¨akıllı şehirler¨ geleceğin düzen mekanizmasını oluşturacak gibi gözüküyor. Bu faktörlerin ideal kullanımına olanak sağlayan akıllı şehirler, şu anda dünyanın birçok noktasında hayata geçmiş durumda.

Şu anda dünya genelinde 10 milyondan fazla nüfusu olan 29 şehir bulunuyor. Bu şehirler dünya enerjisinin yüzde 60 ila 80’ini kullanıyor. Tek başına aydınlatma, dünyadaki elektrik tüketiminin yüzde 19’unu oluşturuyor. Bu kadar çok insanın yönetilmesi için de şehirlerin ¨daha akıllı¨ olması gerekiyor. Şehirlerin daha akıllı bir hal alabilmesinde Nesnelerin İnterneti (IoT) kilit bir rol üstlenecek. Nesnelerin İnterneti veri toplamak, varlıkları ve kaynakları verimli bir şekilde yönetmek için aktif bir şekilde kullanılacak.

Akıllı şehir teknolojileri, Amsterdam, Barselona, Madrid, Stockholm, New York, Kopenhag gibi şehirlerde kullanıma geçmiş durumda. Aslında bu kavram yeni gibi gözükse de 10 yıllık bir geçmişi bulunuyor. Örneğin, ¨The Amsterdam Smart City¨ girişimi 2009’da başladı ve şu anda hükümet, şehir sakinleri ve işletmeler tarafından ortaklaşa geliştirilen 170’in üzerinde projeyi içeriyor. Projeler birbirine bağlı bir platformda kablosuz cihazlarda yürütülüyor ve şehrin gerçek zamanlı karar alma yeteneğini geliştiriyor.

Amsterdam’da gerçekleşen bu projenin hedefi trafiği azaltmak, enerji tasarrufu sağlamak ve kamu güvenliğini artırmak. Bu amaçla bazı evlere enerji tüketimini azaltmaya teşvik eden akıllı enerji sayaçları sağlandı. Akıllı trafik sensörleri de sürücüleri şehrin mevcut trafik koşullarına karşı uyarıyor ve en iyi rotaları belirliyor.

Aynı şekilde Barselona da bu sistemi benimsemiş durumda. Barselona’da geliştirilen yeni otobüs ağı, trafik akışının bir analizine dayanıyor. Akıllı trafik ışıklarının kullanımı otobüs güzergahlarındaki yeşil ışık sayısını en üst seviyeye çıkarıyor. Barselona ve Amsterdam sadece iki örnek. Akıllı Şehirler tüm dünyada öne çıkan bir kavram ve giderek daha da yayılması bekleniyor. Bu sayede şehirlerin yönetilmesi kolaylaşacak ve daha iyi şartlara sahip olacağız. Akıllı Şehirlerde yaşamak hepimiz için heyecan verici bir deneyim olacak.

 

 

 

 

 

 

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Sürücüsüz Bisiklet İle Tanışın

Sürücüsüz Bisiklet

Son dönemde otonom araçların yükselişine hep birlikte tanıklık ettik. Bu teknolojinin önümüzdeki döneme damgasını vuracağını söylemek mümkün. Sürücüsüz otomobillerle ilgili haberleri sıklıkla okuduğumuz bu dönemde yeni bir otonom araç ile karşı karşıyayız: Sürücüsüz Bisiklet

Yapay Zeka teknolojisi hayatımızda önemli değişikliklere ön ayak olmaya devam ediyor. Son dönemde üretilen sürücüsüz bisiklet de Yapay Zeka desteğine sahip. Kendi başına ayakta durabilen ve hareket edebilen bisiklet, otomatik olarak engellerin etrafında dönebiliyor. Sürücüsüz Bisiklet’in bir diğer özelliği ise manevra kabiliyeti. Hızlanmak, yavaşlamak ve sola ya da sağa dönmek için verilen komutlara yanıt verebilen bisiklet, sürücülere ilginç deneyimler yaşatacak gibi gözüküyor.

Sürücüsüz Bisiklet, Pekin’deki Tsinghua Üniversitesi’ndeki araştırmacılar tarafından geliştirildi. Bisikletin arka tekerleği üzerine monte edilmiş küçük bir Yapay Zeka çipi, tüm bu özelliklerin kullanılmasını sağlıyor.

Bu teknoloji üç yıl öncesine kadar bir şaka malzemesi olarak kullanılıyordu. 1 Nisan için bir video hazırlayan Google, kendi kendini süren bir bisiklet yarattığını öne sürmüştü. Bugün ise Sürücüsüz Bisiklet projesi hayata geçmiş durumda. Bu örnek de teknolojinin hızlı gelişiminin güzel bir örneği olarak karşımıza çıkıyor.

Bu teknoloji üzerine çalışmalar gerçekleştiren Çinli araştırmacılar, bisikletin dik durmasını sağlayacak stabiliteyi ölçmek için bir jiroskop ve yolundaki engelleri tespit etmek için bir kamera kullanıyor. Bunun yanı sıra kullanılan mikrofon ile sürücüden gelen ses komutları alınıyor ve bir hız sensörü ne kadar hızlı gittiğini tespit edebiliyor.

Dengeyi kontrol edebiliyor ve direksiyon hakimiyeti sağlıyor

Mühendislik ve Teknoloji Enstitüsü İletişim Politikası Paneli başkanı Profesör Will Stewart yeni teknoloji ile ilgili yaptığı açıklamada, “Bu, çok amaçlı programlanabilir Yapay Zeka çipinin büyüleyici bir örneği. Dengeyi kontrol edebiliyor, bisikletin önündeki engelleri algılayabiliyor ve aynı zamanda direksiyon hakimiyetini sağlayabiliyor. Sürücüsüz Bisiklet, Yapay Zeka’nın günlük yaşamlarımız için daha faydalı olmasını sağlamak için atılmış bir adım. ¨ ifadelerini kullandı.

Geliştirilen Yapay Zeka çipi, Çin’in kendi çip tasarım yeteneklerini geliştirmekte kaydettiği ilerlemenin ipuçlarını da gözler önüne seriyor. Bu alanda yaşanan gelişimlerin hızı göz önünde bulundurulduğunda önümüzdeki dönemde Yapay Zeka ile ilgili daha çok haber duyacağımızı söyleyebiliriz.

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Araç üretiminde çevre dostu bir dönem başlayabilir

shutterstock_1345174706 (2)

Otomobiller, küresel ısınmaya katkıda bulunan karbon emisyonundan sorumlu olarak gösteriliyor. Bu durum araba üretim için de geçerli. Fakat bu sektöre çevre dostu bir anlayış gelmek üzere.  Yabancı otlardan yapılmış plastikler, modüler tasarımlar ve diğer yenilikler için kullanılacak.

Günümüzde herkes fosil yakıt tüketen arabaların çevreyi kötü etkilediğini biliyor. Fakat CO2 emisyonlarını azaltmak için neler yapılacağı konusunda çok az şey konuşuluyor. Araba yapımında oluşan karbon ayak izi, modele bağlı bir şekilde değişkenlik gösteriyor. Tam da bu noktada Polonyalı araştırmacıların bir projesi var.

Polonya’da bir araştırma grubu olan Selena, karbon salınımı azaltmak için insan besin zincirinde kullanılmayan bitkilere yöneliyor ve bu bitkileri çevre dostu plastiklerin kaynağı olarak görüyor. Selena’nı bu çalışması ¨Biomotive Projesi¨ olarak adlandırılıyor. Araştırma grubu bu projesi için Avrupa Birliği’nden 15 milyon avro aldı.

Projenin araştırma ve geliştirme direktörü Wojciech Komala, otomobillerin iç bileşenlerin yakında biyoplastikten yapılabileceğini belirtiyor. Konu hakkında konuşan Komala, ¨ Arabalar için daha hafif bileşenler geliştirerek ve biyo bazlı kaynakları kullanarak karbon ayakizini düşürüyoruz.¨ ifadelerini kullandı.

Bitki kimyasalları laboratuvarda polimerleri sentezlemek için kullanılıyor. Meydana gelen biyoplastikler, ısıtılmış bir kalıba enjekte edilebiliyor ya da geleneksel plastikler gibi 3D olarak basılabiliyor.

Küçük bir üretim fabrikası kullanılacak

Çevre dostu bu proje şu an için pahalı bir seçenek olarak gözüküyor. Fakat karbona davetiye çıkaran petrol kullanmaktan çok daha iyi bir seçenek olduğu kesin. Biomotive projesi Selena’nın ilk hedefi biyoplastik işlemlerinin otomobil endüstrisi için ticari olarak uygulanabilir olup olmadığını öğrenmek olacak. Komala, ekibinin gelecek yıl küçük bir üretim fabrikası kurmayı umduğunu belirtiyor.

Motor endüstrisi son yıllarda emisyonları azaltmak için birçok girişimde bulundu. Bunun neticesinde son 10 yıl içinde önemli bir aşama kaydedildi. Avrupa’da üretilen araba sayısı yüzde 40’tan daha fazla artmasına rağmen karbon salınımı yaklaşık yüzde 24 oranında düştü.

Tabii ki bu konu için gidilecek daha çok yol var ve küresel ısınma büyük bir problem olarak önümüzde duruyor. Bu araştırmaların çoğalması sektörde de belli değişimlere sebep olabilir. Elektrikli araçların gündemde olduğu bir dönemde araç üretimi ve çevre ilişkisinin nasıl devam edeceğini ise hep birlikte göreceğiz.

 

 

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

5G teknolojisi dijital dünyada yeni bir dönem başlatacak

5G Teknolojisi

5G teknolojisi tüm dünyada heyecan yaratmış durumda. Birçok ülke bu teknolojiye yönelik altyapısı hazırlıklarını tamamladı. Bunun yanı sıra bu alana yönelik yatırımlar da tüm hızıyla devam ediyor. Peki teknolojide önemli bir değişim yaratması beklenen 5G teknolojisinden neler beklemeliyiz?

Telefonlar hızlandı, sürücüsüz araçlarla tanıştık ve akıllı evlerde yaşamaya başladık. Tüm bu gelişmelerin anlam kazanması açısından 5G teknolojisi büyük önem taşıyor. Yaklaşık on yıldır üzerine çalışılan 5G teknolojisi hayatımıza girmek üzere. Daha önce 4G ve 3G’de olduğu gibi, 5G de daha hızlı bir yaşam vadediyor. Fakat bu sadece buz dağının görünen yüzü.

5G, cihazlarımızla ve hizmetlerimizle kesintisiz bir şekilde bağlantı kurmamıza imkan tanıyacak. Otonom arabalar veya dronelar gibi çalışması karmaşık görünecek şeyler 5G ile daha da kolay kullanılabilir hale gelecek. Tüm teknolojilerde olduğu gibi 5G teknolojisine geçiş sürecinde de entegrasyon açısından belirsizlikler mevcut. İnsanlar 5G’nin ne olduğunu merak ediyorlar ve bu teknolojinin hayatlarına nasıl etki edeceğini bilmek istiyorlar. İşte 5G teknolojisi hakkında bilmeniz gerekenler.

5G Teknolojisiyle hız katlanacak

5G, 4G LTE’yi devam ettirecek ya da yerini alacak yeni nesil mobil geniş bandı olarak tanımlanabilir. 5G’de yer alan ¨G¨ harfi İngilizcesi ¨generation¨ olan yeni nesil kelimesini ifade ediyor. Öncelikle 5G beklenildiği gibi hızı artıracak. 5G ile hız katlanacak ve bu sayede daha hızlı indirme ve yükleme hızlarına ulaşabileceğiz. Gecikme veya cihazların birbirleriyle kablosuz ağlarla iletişim kurma süresi de önemli ölçüde azalacak.

5G teknolojisi LTE’den farklı olarak üç farklı spektrum bandı üzerinde çalışıyor. Bu ilk bakışta önemli olarak gözükmese de günlük kullanımınız üzerinde farklılıklar yaratacak. Düşük bant spektrumu ayrıca alt 1 GHz spektrumu olarak da açıklanabilir. 5G denildiğinde ise akıllara yüksek bant spektrumu gelmektedir. Yüksek bant spektrumu, 10 Gbps’ye kadar hızlara ulaşabilir ve gecikme oranı ise oldukça düşüktür.

Görüldüğü üzere 5G’ye geçiş, teknoloji ile etkileşim biçimimizi önemli ölçüde değiştirecek. Şu an kullandığınız teknolojileri bir üst seviyeye taşıyacak olan 5G, bizlere dijital dünyada yeni deneyimler vadediyor. Bu teknolojinin özellikle telefon operatörleri özelinde devrim yaratacak bir teknoloji olduğunu söyleyebiliriz. Tüm bu bilgilerin ışığında tek bir sonuç ortaya çıkıyor: 5G ile dijital dünyada yeni bir dönem başlıyor!

Devamını Oku
Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Tarımda teknoloji dönemi: Robot Ördekler

Robot Ördekler

Asya’da tarım denince akla ilk olarak pirinç yetiştiriciliği geliyor. Asyalı çiftçiler pirinç tarlalarında zirai ilaç kullanmak yerine yüzyıllardır ördekleri kullanıyor ve bu şekilde doğal bir çözüm üretiyor. Fakat son yaşanan gelişmeler doğrultusunda ördeklerin de yerini alacak bir çözüm bulundu: Robot Ördekler

Aslında ördekler pirinç üreticileri için oldukça faydalı işlere imza atıyor. Çeltik tarlalarında suların altında kalan yabani otları koparan ördekler, mahsullere zarar verebilecek böceklere de göz açtırmıyor. Fakat 21. Yüzyılda yaşıyoruz ve teknoloji her alanda olduğu gibi tarım alanında da etkisini göstermeye başladı. Yeni üretilen robot ördekler ise bunun en güzel örneği.

Dünyaca ünlü Japon otomobil üreticisi Nissan için çalışan bir mühendis, çeltik tarlalarına alternatif bir robot teknolojisi geliştirdi ve bu robot şu anda Japonya’nın kuzeydoğusundaki Yamagata Bölgesi’nde test ediliyor. Henüz test aşamasında olan bu projenin henüz ticarileşme gibi bir amacı yok. Fakat tarım dünyasında önemli bir heyecan yarattığını söylemek mümkün.

Nissan tarafı ise henüz seri üretim noktasında bir açıklamada bulunmadı. Teknisyenin geliştirdiği bu robot şirket tarafından destekleniyor fakat seri üretim için sürecin takip edilmesi gerekiyor.

Aigamo robotu, bu eski uygulamanın modern versiyonunda kullanılan ördek ırkının ismini taşıyor. Büyük bir elektrikli süpürge boyutunda olan robot 1,5 kilo ağırlığında. Robotun tasarımı ise oldukça dikkat çekici. Alt tarafında iki adet dönen fırça bulunan robot, bu sayede ayağa kalkıyor ve yabancı otların büyümesini engelleyerek oksijen üretiyor. Robotun en önemli özelliği ise fırçaları sayesinde suyu bulandırması. Bu sayede yabancı otlar yeterince güneş ışığı alamıyor ve gelişemiyor.

Japonya ekonomisi olumlu bir şekilde etkilenecek.

Geliştirilen bu robot eski ve yeni tarım tekniklerinin bir harmanı olarak nitelendiriliyor. Bu gelişme ile birlikte çiftçiler daha verimli ürünler yetiştirebilecek. Bu gelişimin hayata geçmesiyle birlikte hem tarım sektörü hem de genel olarak Japonya ekonomisi olumlu bir şekilde etkilenecek.

Pirinç sektörünün Japonya için hayati bir anlam taşıdığı bir gerçek. Ülkenin işçi robotlarına ilgisi, kısmen azalan tüketim, personel sıkıntısı ve yaşlanan nüfus göz önünde bulundurulduğunda robot ördekler potansiyel taşıyan bir proje olarak görülebilir.

Devamını Oku