close

Bilgisayarlar, telefonlar, televizyonlar… Hayatımızda yer alan tüm makineler yavaş yavaş ¨akıllanıyor¨. Akıllı makinelerin kullanım alanı arttıkça günlük hayatımız da aynı ölçüde kolaylaşıyor. Şimdi ise sıra bu teknolojileri yaşam alanlarımıza entegre ederek düzeni sağlamada; yani ¨Akıllı Şehirler ‘de¨.

Dünya nüfusu gün geçtikçe artıyor. Özellikle yoğun nüfuslu mega şehirlerde yaşanan nüfus artışı, düzenin sağlanması noktasında da çeşitli handikaplar doğurabiliyor. Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal İşler Dairesi’ne göre, dünya nüfusunun yüzde 68’i 2050 yılına kadar şehirlerde yaşayacak. Artan nüfusun düzenini sağlama görevi de Akıllı Şehirlerde saklı.

Geleceğimiz Akıllı Şehirler

Akıllı şehirler; akıllı yönetim, akıllı enerji, akıllı bina, akıllı mobilite, akıllı altyapı, akıllı teknoloji, akıllı sağlık ve akıllı vatandaşlık gibi kavramları içeriyor. Büyük şehirlerde enerji ve su kullanımı, trafik ve ulaşım sistemlerinin yönetilmesi son derece karmaşık bir hal alabiliyor. Bu sebeple ¨akıllı şehirler¨ geleceğin düzen mekanizmasını oluşturacak gibi gözüküyor. Bu faktörlerin ideal kullanımına olanak sağlayan akıllı şehirler, şu anda dünyanın birçok noktasında hayata geçmiş durumda.

Şu anda dünya genelinde 10 milyondan fazla nüfusu olan 29 şehir bulunuyor. Bu şehirler dünya enerjisinin yüzde 60 ila 80’ini kullanıyor. Tek başına aydınlatma, dünyadaki elektrik tüketiminin yüzde 19’unu oluşturuyor. Bu kadar çok insanın yönetilmesi için de şehirlerin ¨daha akıllı¨ olması gerekiyor. Şehirlerin daha akıllı bir hal alabilmesinde Nesnelerin İnterneti (IoT) kilit bir rol üstlenecek. Nesnelerin İnterneti veri toplamak, varlıkları ve kaynakları verimli bir şekilde yönetmek için aktif bir şekilde kullanılacak.

Akıllı şehir teknolojileri, Amsterdam, Barselona, Madrid, Stockholm, New York, Kopenhag gibi şehirlerde kullanıma geçmiş durumda. Aslında bu kavram yeni gibi gözükse de 10 yıllık bir geçmişi bulunuyor. Örneğin, ¨The Amsterdam Smart City¨ girişimi 2009’da başladı ve şu anda hükümet, şehir sakinleri ve işletmeler tarafından ortaklaşa geliştirilen 170’in üzerinde projeyi içeriyor. Projeler birbirine bağlı bir platformda kablosuz cihazlarda yürütülüyor ve şehrin gerçek zamanlı karar alma yeteneğini geliştiriyor.

Amsterdam’da gerçekleşen bu projenin hedefi trafiği azaltmak, enerji tasarrufu sağlamak ve kamu güvenliğini artırmak. Bu amaçla bazı evlere enerji tüketimini azaltmaya teşvik eden akıllı enerji sayaçları sağlandı. Akıllı trafik sensörleri de sürücüleri şehrin mevcut trafik koşullarına karşı uyarıyor ve en iyi rotaları belirliyor.

Aynı şekilde Barselona da bu sistemi benimsemiş durumda. Barselona’da geliştirilen yeni otobüs ağı, trafik akışının bir analizine dayanıyor. Akıllı trafik ışıklarının kullanımı otobüs güzergahlarındaki yeşil ışık sayısını en üst seviyeye çıkarıyor. Barselona ve Amsterdam sadece iki örnek. Akıllı Şehirler tüm dünyada öne çıkan bir kavram ve giderek daha da yayılması bekleniyor. Bu sayede şehirlerin yönetilmesi kolaylaşacak ve daha iyi şartlara sahip olacağız. Akıllı Şehirlerde yaşamak hepimiz için heyecan verici bir deneyim olacak.

 

 

 

 

 

 

Yorum Gönder