close

En Çok Okunanlar

ARIKOVANI

Arıkovanı Girişim Haberleri

Wollox Pro rekor kırıyor

wollox pro

Sıradan projeksiyon ve televizyonu interaktif hale getiren girişim Wollox Pro, 4 Şubat 2020 itibariyle 1.647.420 TL fonlanarak Arıkovanı’nda en çok fonlanan proje unvanını kazandı. Kasım 2018’de hayata geçen proje, belirlediği 200.000 TL hedefin %823 üzerine çıkarak önemli bir başarıya imza attı.

Hikayesi nasıl başladı?

Wollox Pro’nun yaratıcısı Alaattin Tamer Cengiz, 2005’te Milli Eğitim’de çalışırken akıllı tahta projesinin koordinasyon sorumluluğunu yürütür. Dünya Bankası tarafından okullara bağışlanan akıllı tahtaların öğretmenler tarafından kullanılırken yaşanılan zorluklara şahit olan Cengiz, hobi olarak bu projede geliştirmeler yapmaya karar verir.

Alaattin Tamer Cengiz’in gözlemlerine göre, öğretmenler kendi bilgisayarlarını rahatlıkla kullanabilmekte ancak akıllı tahtanın kendi yazılımını kullanmakta zorluk yaşamaktadır. 2007 yılında tahta parçaları ve küçük bir topu bir araya getirerek prototip optik mouse yapar. O yıllarda Nintendo Wii’nin yaratıcısı Johnny Lee ile irtibata geçer ve insan-bilgisayar interaksiyonu konusunda çalışmalarına başlar.

2017 yılında oğlu Efe, hastalığı sebebiyle okuldan bir süre uzak kalmak zorunda kalır. Cengiz, oğlunun okuldan uzak kalmasından endişelenip nasıl çalıştırabileceğini düşünürken Wollox fikri yeşerir. Optik bir cihaz geliştirir ve evdeki televizyonu interaktif hale getirir. Böylelikle bugün Arıkovanı’nda 1.647.420 TL fonlanan Wollox Pro projesinin ilk adımları atılmış olur.

Nasıl çalışıyor?

Wollox’un özgün teknolojisi bilgisayarınızı, yansıttığınız alanda dokunmatik olarak kullanmanızı sağlar. Böylece sıradan televizyonuz ya da projeksiyon cihazınızı bir tablet ya da akıllı tahta gibi kullanabilirsiniz. Siz Wollox kalemini ekran üzerinde kullanırken, yapay zeka ile güçlendirilmiş akıllı sensörler, ekran önündeki ışık havuzunu piksel detayında takip eder. Her hareketinizi bilgisayara eşzamanlı aktararak ekranın interaktif ve dokunmatik hale gelmesini sağlar.

Kurulumu ise oldukça kolay. Wollox sensörünü ekrana bakacak şekilde yerleştirin, USB ile bilgisayara kolayca bağlayın. Ek bir yazılım yüklemenize gerek kalmadan Wollox kaleminizle sadece 15 saniyede kalibrasyonu tamamlayın. Artık Wollox kalemiyle ekran üzerinde her türlü işlemi gerçekleştirebilirsiniz! Özgürce dokunun, çizin, düzenleyin.

1.647.420 TL fonlanarak Arıkovanı’nda en çok fonlanan proje unvanını kazanan Wollox Pro’nun başarı hikayesi böyle. Siz de buradan proje sayfasına giderek detaylı bilgi alabilirsiniz.

Devamını Oku

İpuçları

Dünyadaki Son Teknoloji Gelişmeleri

Yapay zeka, Koronavirüs’e çözüm olabilir mi?

koronavirüs

Dünya genelinde binlerce insanın hayatını kaybetmesine neden olan ve hızla yayılmaya devam eden Koronavirüs, insanlık için önemli bir tehdit oluşturuyor. Bu tehdidin önüne geçebilmek ve olası kötü sonuçlarını minimumda tutabilmek için birçok sağlık kuruluşu çalışmalarına devam ediyor. Aynı zamanda, dünya genelinde birçok ülkede sınır kapıları kapanmış durumda. Peki bu önlemler alınmaya devam ederken, Koronavirüs salgınına yapay zeka çözüm olabilir mi?

Çok hızlı bir şekilde ortaya çıkıyor

Koronavirüs gibi ölümcül salgınlar, genellikle bilim insanları önleyecek çözümü bulamayacak kadar hızlı ortaya çıkar ve yayılır. Bu nedenle bilim insanlarına göre mevcut salgında virüs çoktan yayıldığından yapay zeka çözüm olamayacak olsa da bir sonraki salgında önemli rol oynayabilir. Binlerce hastanın verilerini tarayabilecek bir yapay zeka yazılımı, ne tür tedavilerin işe yarayabileceğini veya bir sonraki izlenecek deneyleri belirlemeyi kolaylaştıran bağlantılar yakalayabilir. Aynı zamanda hastalığın teşhis aşamasında gen dizilimini tespit etmek için verilerden anlam çıkarmaya çalışan bir yapay zeka kullanılabilir.

Yapay zeka Start-up’ları ilaç üretmek için çalışıyor

İngiltere’de çalışmalarını sürdüren bir girişim olan Exscientia Ltd. hızlı bir şekilde ilaç üretmek için yapay zeka kullanan şirketler arasında. Girişimin CEO’su Andrew Hopkins, bir hastalık ortaya çıktıktan sonra 18-24 ay içerisinde ilacı üreterek, klinik testlere başlayabileceklerini belirtiyor. Geçtiğimiz yıl Exscientia, araştırmaya başladıktan sadece bir yıl sonra test edilmeye hazır olan obsesif kompulsif bozukluğu tedavi edebilecek bir bileşik tasarlamıştı. Şirkete göre bu ortalamadan beş kat daha hızlı.

Yayılma hızını tahmin edebiliyor

Kanada’da BlueDot isimli yapay zekayı kullanan bir startup,  Covid-19 salgınının Çin’de ortaya çıkmasının ardından çevre ülkelere yayılma ve küresel uyarı ilanı hızında doğru öngörülerde bulunduğunu belirtiyor. BlueDot, salgının Çin’in dışında yayılacağı olası kentlerin başında Tokyo, Seul, Taipei ve Bangkok’u sayarak doğru tahminlerde bulunurken, Dünya Sağlık Örgütü’nden dokuz gün önce ve ABD merkezli Hastalıkları Kontrol Etme ve Önleme Merkezleri’nden (Centers for Disease Control and Prevention- CDC) altı gün önce gerekli uyarıları yapmış

Oxford: Birkaç aya aşı hazır

Oxford Üniversitesi’nden Sarah Gilbert, yine İngiltere’de aşı geliştirme merkezi olarak faaliyet gösteren Jenner Enstitüsü ile birlikte bir aşı üzerinde çalıştıklarını, bu aşının birkaç ay içinde hazır olacağını söyledi. Gilbert, ilk aşamada bin dozluk hazırlanacak aşının klinik testlerinin yakında İtalya’daki ilaç üreticisi Advent Srl ile gerçekleştirileceğini bildirdi.

Devamını Oku

Dünya

Kitlesel Fonlama

Kitlesel Fonlamaya Dair İpuçları

İlham veren girişim hikayeleri: Twitter İmparatorluğu

twitter

Twitter, tüm dünyada en çok kullanılan sosyal medya uygulamalarından biri. Peki tüm dünyaya hızlı bir şekilde yayılan ve dünya liderlerinden sanatçılara kadar pek çok insanın aktif bir şekilde yer aldığı Twitter, bugünlere gelene dek neler yaşadı, hangi aşamalardan geçti ve başarıyı nasıl yakaladı? İlham veren girişim hikayeleri bölümümüzde bugün Twitter’ı inceliyoruz.

Jack Dorsey, şimdilerde günde 500 milyon gönderiye ev sahipliği yapan, aylık 326 milyon aktif kullanıcılı bir sosyal medya şirketinin CEO’su ve San Fransico sahilindeki malikanesinde yaşıyor. Fakat hiçbir başarı kolay bir şekilde elde edilmez ve Dorsey de tüm bunları başarırken büyük zorlukların üstesinden geldi.

Başlangıçlar her zaman zordur

Twitter, 2006 yılında Twitter’ın kurucu ortağı Jack Dorsey’in bir fikri olarak ortaya çıktı. Aslında Dorsey Twitter’ı başlangıçta SMS tabanlı bir iletişim platformu olarak hayal ediyordu. Bu platformda arkadaşların birbirini takip edebileceğini düşünen Dorsey, mesajlaşmaya benzeyen fakat belli ölçüde klasik mesajlaşmanın dışına çıkan bir platform hayal ediyordu. Kafası bu fikir ile meşgul olan Jack Dorsey, Podcasting şirketi Odeo’daki bir beyin fırtınası oturumu sırasında SMS tabanlı bu platformu Odeo’nun kurucu ortağı Evan Williams’a önerdi.

Evan ve kurucu ortağı Biz Stone, Dorsey’e ¨projeye daha fazla zaman harcamalı ve daha da geliştirmelisin¨ şeklinde önerilerde bulundular. Fakat o gün bu önerilerde bulunan Ewan Williams, ileride bu projeden etkilenecekti.

Twitter ilk zamanlarında ¨twtrr¨ olarak adlandırıldı. O yıllarda alan adları için bu tarz kelime oyunları sıklıkla kullanılıyordu. Ardından yazılım geliştirici Noah Glass, alan adının final versiyonu olan ¨Twitter¨ı aktif hale getirdi.

Girişimciler tesadüfleri sever

Dorsey’in Twitter fikrini geliştirip hayata geçireceği yer olan Odeo’ya girişi ise bir tesadüfe dayanıyor. Jack Dorsey bir kafede kod yazarken kapıdan Evan Williams giriyor. Silikon Vadisin’de belli bir üne sahip olan Williams’ı gören Dorsey, daha ilginç bir iş aradığına karar vererek Williams’a mail yoluyla özgeçmişini gönderiyor. Birkaç iş görüşmesinin sonrasında da Dorsey Odeo’nun bir parçası oluyor. Bu gelişmeden sonra Jack Dorsey için yeni bir dönem başlıyor.

Odeo 2005 yılına gelindiğinde zor günler yaşıyor. Büyük beklentiyle hazırlanan projeler başarısız oluyor ve umutsuz durumda olan Evan Williams, bu durumda kurtulmak için ilginç bir yol izliyor. Williams, Odeo çalışanlarına günlük görevlerini beklemeye almalarını ve sahip oldukları herhangi bir yan proje üzerinde çalışmalarını söylüyor. Ayrıca bu konuda bir hackhaton düzenliyor.

Twitter filizleniyor

 Aslında Evan Williams’ı bu yola sevk eden durumlardan biri Dorsey’in ¨durum¨ ismini verdiği konsept (bugün tüm dünyada ¨status ¨olarak kullanılan konsept). Bu fikir Dorsey’in kullanıcıların aktif olmadıklarında bile mesaj gönderebildikleri liveblogging fikrinden geliyor. Dorsey buradan yola çıkarak kullanıcıların halka açık mesajlarını paylaşabileceği bir platform fikrini ortaya çıkarıyor ve zaman kaybetmeden bu fikri Noah Glass’a iletiyor. Glass da bu harika fikri Odeo yönetim kuruluna sunarak bir devrin başlamasına ön ayak oluyor.

Son hackhaton sırasında Dorsey, Twitter’ın ilk versiyonunun sunumunu gerçekleştiriyor. Williams projeyi dinlediğinde oldukça etkileniyor ve yatırım yapılacak bir proje olduğuna karar veriyor. Bu süreçten sonra Twitter hızlı bir şekilde hayata geçiyor.

İlk tweet ile birlikte yeni bir dönem başladı

Tarihler 21 Mart 2006’yı gösterdiğinde Jack Dorsey ilk tweetini yazdı ve paylaştı. Bu tweette ¨twttr’ımı kuruyorum¨ yazıyordu. Bu tweet ile birlikte yeni bir dönem başlamış oldu. Twitter öylesine büyüdü ki hayal sınırlarını zorlayan bir kitleye ulaştı. Bugün Twitter’ın aylık olarak 330 milyon kullanıcısı var. Günde 500 milyon tweet atılıyor. Günlük aktif kullanıcı sayısı ise 152 milyon.

Twitter’ın CEO’su Jack Dorsey, önemli bir başarıya imza attı. Kafasında bir fikir vardı ve kendini bu fikre adadı. Dorsey’e göre başarının en önemli adımlarından biri fikrinize tutkulu bir şekilde bağlanmak. O zaman bu yazıyı Jack Dorsey’in bu güzel sözüyle bitirelim, ¨Bir işe başlarken hiçbir zaman ‘bir iş kurmak istiyorum’. demezsiniz. Her zaman ¨bu fikir hakkında gerçekten tutkuluyum ve başarmak için ne gerekiyorsa yapacağım.’ dersiniz. Bu başlangıç için en sağlıklı yoldur¨

Devamını Oku

Sosyal Girişimcilik